18 Mayıs 2012, Cuma 03:15

Güncelleme:07:21:25 PM GMT

Buradasınız: Röportajlar Ayın Röportajı Play Time: Figen Zanbak

Play Time: Figen Zanbak

e-Posta Yazdır PDF

Bu ay ilk röportajımızı eğitimci sayın Figen Zanbak ile gerçekleştirdik. Kendisi Yeni Adımlar yuvasının ve PlayTime oyun gruplarının sahibi. Ayrıca Türkiye' de ilk defa "Oyun Grubu" kavramını oluşturan kişi.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Benim alt lisansım ilköğretim öğretmenliği, Amerika’ da dört sene lisansımı aldım. Onun için özel çocuklarla yüksek seviyede dersler aldım. Down sendromlu, gelişimleri yada motor gelişimlerinde problemleri olan özel çocuklarla ilgilenmek istiyordum. Sonra çok komik bir şekilde boyum uzun olduğu için stajyerlik dönemimde birinci sınıflarla çalışmak istememe rağmen yedinci sınıflarla başlattılar ama çok zorlandım. Bende o yüzden her akşam ağlarken master programlarına başvurdum. 1976’ da moda olmayan bir konu olan okul öncesi eğitime, 6 tane program arasından bir tanesine katıldım. Çok şanslı olarak, o zaman anlamadığım, bugün çok iyi anladığım bir master programından burs aldım. Bu da “Okul öncesi eğitimde erken müdahale programı”. Çok ileri görüşlü bir hoca ile güzel bir başlangıcım var. Oradan çıktıktan sonra evlendim, bir çocuğum oldu, Türkiye’ ye geldim. İki sene hiç iş bulamadık ve alternatif olarak tekrar bebek sahibi oldum ve akabinde Amerika’ ya geri döndük.

1983’ te, okul öncesi programlarına gidim. Amerika’ da zincirler vardı bu konuda. O zamanlar Amerika’ da böyle değildi. Ben orada televizyonda ilk röportajımda, “Yuva bakım evi midir yoksa gelişime uygun eğitimi başlatan bir yer midir? Bu sektörde görevimiz nedir?”’ i tartışıyorduk. 25 sene sonra yeni araştırmalar ve teknoloji geliştikçe okul öncesi eğitimin ne kadar önemli olduğunu görebiliyoruz.

Bunca sene aynı konuda kaldım ama yine şanslıydım çünkü bende bu sektör içinde olduğum için kendimi çok iyi yetiştirdim. Kariyerimi bu yönde geliştirdim. Okul öncesi sürecinin değişik araştırma ve gelişmeleri ile bende geliştim. 6-7 senedir çocukların beyin gelişiminin teknoloji ilerledikçe neler yapabildiklerini inceleyebiliyoruz. Beyini daha iyi takip edebiliyoruz. Amerika’ daki hocam, elektrotlarla donatılmış çocukların lego oynarken bile beynin hangi bölgesinin kullanıldığını gözlemlediklerinden bahsetmişti. Bu konular gerçekten çok ilerledi.

Amerika’ da eğitim zincirlerinde bölge müdürü olarak çalıştım, 10-15 yuvayı birden yönettim. Ya da sıfırdan yeni şirketlerin kuruluşları yönettim. Yalnız işyerlerinde hizmet veren yuva zincirlerini başlattım, o gerçekten çok güzeldi. Hayatımın bu döneminde de hem eğitimci hem işletmeci oldum. Türkiye’ de %12 civarında okul öncesi eğitime katılınırken dünyada bu sayı %80’ ler civarında. Yapılan büyük araştırmalar var ve görülmüş ki bu yaştaki çocuklara yatırım yapılınca ileride bu çocuklar ileride lise ve üniversitede daha başarılı oluyorlar, daha iyi maaş alıyorlar ve iq seviyeleri kıyaslandığında daha yüksek oluyor.

Play Time nasıl oluştu?

Türkiye’ de ilk olarak Yeni Adımlar ile başladık. 2. yılın sonunda “terrible two”’yu yaşayan annelerden gelen yardım çağrısı üzerine “3 yaş altına da yönelebilir miyiz?” i tartıştık. Margaret ile 2 yaş civarı bebekler için play group kurmaya karar verdik ve Play Time oluştu. İnanın 3 sene ful katılımcı olarak devam etti programımız. Okul öncesi programın içeriği çok önemlidir. Mekandan, materyalden ayrı olarak programın içeriği bizde çok farklı. Program belirliyoruz, hedeflerimiz var, amaçlarımız var, -çocukların gelişimini nasıl destekleyeceğiz?- , bir gidişatımız var, bir rutinimiz var. Her yaptığımızı çok bilinçli yapıyoruz.

Sonra bir arkadaşımızla birlikte anneli oyun gruplarımızı yoğun talep üzerine Ataşehir Playtime’da açtık ve baktık ki o da hep dolu olarak devam etti. Ondan iki sene sonra da Selamiçeşme’ yi açtık.

Bu üç yerinde programları bizden çıkıyor. Eğitmenleri biz yetiştiriyoruz. Hepsi çocuk gelişim mezunudur ve geçmişleri olan öğretmenler yani çocuk gelişimini bilen öğretmenlerdir. Her yaşın ayrı gelişim uzmanlığı vardır ve ben de hep uzman eğitimcilerle çalışıyorum. Bir öğretmen hep bir yaş grubunda çalışır.

En sevdiğim gruplar bu oyun grupları. Lisan, motor eğitimleri her şey çok yoğun ve 3 yaşa kadar o kadar gelişiyorlar ki.

6 haftalık başlamak gerçekten ne kadar doğru, yani bebekler altı haftalıkken tepkileri bile çok net değil?

Aslında bebeklerden ziyade anneler için bir terapi oluyor bu kadar erken başlamak. Çünkü annelerin çoğu zaten çalışıyor ve hafta sonları bu programlara katılmak onlara çok faydalı oluyor. İnanın 3 aylık çocuklar birbirleriyle empati kurabiliyorlar veya kendi aralarında konuşabiliyorlar. Çalışan velilerimiz, çocuk gelişiminde doğru kişilerle doğru hijyenik ortamlarda vakit geçirmeleri onları rahatlatıyor. Çünkü uzman ellerde olmak onları rahatlatıyor. Ama şu da var ki 15 aylıktan sonra gerçek faydalarını kesin olarak görmeye başlıyoruz.

Bu tip programlara katılmayan çocuklar anti-sosyal olacak demek midir yoksa bu çocuğuna göre değişir mi? Yani 3 yaş altı çocuklar oyun grubuna katılmazlarsa ne kaybederler?

0-3 yaş oyun gruplarının en büyük özelliği anne yada baba ile birlikte olması. Çocuğun gelişimindeki en büyük rol anne ve babalarda, bu sebeple bu gruplardaki birliktelik çocuğu etkiliyor. Çocuğun gelişimindeki ana üç gelişim; motor, zihinsel ve sosyal gelişim. Sosyal gelişiminde yaratıcılık yönü, problem çözme yönü düzgün, kendine güvenen çocuk benim için sosyal bir çocuktur. Bunu çocuklar diğer çocuklarla oynayarak öğrenebiliyor. Bu yaşta çocuklar araştırır, keşfeder ve gözlem yapar. Arkadaşlarını taklit eder, ya da diğerinin yaptıklarını dener. Model çok önemlidir. Bu çocuklar doğru modelleri alırlar. Çocuk hiçbir zaman “hıııı! bu yanlış” ı duymak istemez her zaman “aferin çok güzel yaptın”’ı duymak ister. Oyun grubunda da asıl öne çıkan şey çocukların emniyetli bir ortam içerisinde profesyonellerin gözetiminde araştırmayı keşfedici sosyalleşmesidir.

Eğitmenleriniz müdahale ediyorlar mı yoksa sadece gözlemci olarak takip mi ediyorlar? Belli bir program izliyorlar mı?

Her grubun kendi programları var ve onları takip ediyorlar, kahvaltı saatimiz var sanat, müzik, yemek eğitimi gibi bir çok programımız var ve bunları uygulatıyorlar. Mesela bilim dersimizde balon şişiriyorlar ve sorulduğunda bugün ne yaptınız diye iki yaşındaki çocuklara, “daha büyük olsun diye sirkeyle balon şişirdik” diye cevap alıyoruz. Bu yaştaki çocuklar duyularıyla hareket eder. 6 yaşına kadar çocuğun 7 tane duyusu var. Küçük motor, büyük motor, duyma, görme vs. Eğitimcilerimiz her seferinde en az üç duyularını harekete geçirirler.

Bu yaştaki çocukların dikkat süreleri 3 saniye. Bir kere kesinlikle problem çözemiyorlar çünkü sadece ön beyinleri çalışıyor. Düşündüklerini anında harekete geçiriyorlar, denetim sistemleri yok bu yüzden eğitmenleri onları seçeneklere yönlendiriyorlar. Daha sonra bu çocuklar parka gittiklerinde sıra beklemeyi, ya da diğer çocukları sıralarını beklemek için uyarmayı öğreniyorlar, yani burada öğrendiklerini farklı ortamlarda kullanabiliyorlar.

Bu gruplardan en fazla anneler yararlanıyor. Çünkü yalnız olmadıklarını, diğer annelerinde aynı problemleri paylaştıklarını görürler. Bu çok özverili bir katılımdır. Bir sene boyunca çocukla gelirler, oyuna katılırlar. Burada çok güzel bir network oluşturuyorlar. Birbirlerinden destek alıyorlar. Problemleri çözüyorlar. Bana da problemlerini danıştıklarında cevabını tüm anneleri toplayarak veriyorum çünkü herkes aynı problemleri yaşıyor. 30 senedir çocuklarla ilgilendiğim için çocuklar beni artık kandıramıyorlar.

Gerçekten majör bir problem gördüğünüz çocukları aileleri ile paylaşıyor musunuz?

Ben çok erken müdahaleci olduğum için bu en doğal görevim. Çocuklar çok komplikedir. Gelişimleri entegredir. Bir çocuğun motor gelişimi tepkisi onun karakter biçimini, denetleme yapısını, sosyal gelişimini etkiler Ben çok rahatlıkla o yaşlarda yapmaları ve yapmamaları gerekenleri ayırt edebiliyorum.

Bir problem yaşadığımda hem aileleri ile paylaşıyorum hem de çalıştığım uzmanlara yönlendirebiliyorum. Veli mutsuz da olsa mutlu da olsa paylaşmak zorundayım çünkü onların en değerli varlıkları. Mesela 16 aylık bir çocuktaki motor gelişimi aksaklığına müdahale ettiğinizde 3 ayda yaşına uygun şekle getirebilirsiniz. Ama bunu görmeyip üç ay sonra fark ederseniz bunun düzeltilmesi 1,5 yılı alır. Bu konuda çok şanslıyım çünkü zamanında çok uzman bir hoca ile çalıştım. 0–6 yaşın inanılmayacak kadar önemi var.

Aslında burada çocukla birlikte veli de konu olabilir. Çocuklar kılavuzla gelmiyor, yaşayarak öğreniliyor. Mesela bir çocuk emeklemiyorsa, onun motor gelişimini incelemek lazım. Bizim bir çocuğumuz yeni yürümeye geçmişti ve bir velimiz çocuğa şöyle hitap etmişti oyun grubumuzda “Koşma düşeceksin” Kültürler gelişimleri etkileyebiliyor. Yanlış yaklaşımlar çocuğu etkileyebilir. Ona bilmeden yanlış komutlar verebilirsiniz. Onun için uzmanlarla kontak halinde olmak gerekiyor. Bu tip gruplarda bulunmak bu açıdan çok fayda sağlıyor.

Deneme dersi alternatifi sunuyor musunuz?

3 yaş öncesi çocuklar yeni ortamlara ve şekillere alışmakta zorlanırlar. Ben bu yaş için yuva arayan velilere çocuksuz gitmelerini tavsiye ediyorum. Bu yaşta çocuk bir karar veremez. Velilere, yuvanın binası vesaire sine bakmak yerine eğitmenler ine program içeriklerine dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. 3 yaşından küçük çocuklara ben ilk altı ay sınıfta yemek yediriyorum çünkü o çocuk o odadan dışarı çıkarsa annesi geldiğinde onu bulamaz diye korkuyor. Bunlar çok küçük çocuklar olduğu için ve alışmaları zaten 4–6 hafta sürdüğü için deneme derslerini faydalı bulmuyorum. Çocuklar bu yaşlarda rutine bağlıdırlar.

Erken yaşta lisan eğitimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Oyun gruplarınızda lisan eğitimi uyguluyor musunuz?

Beyin gelişim uzmanları, bebeklerin 6 aya kadar bütün sesleri aynı duyduğunu söylüyorlar. Çocukların bütün sesleri hafızasında tuttukları ve öğrenme zamanı geldiğinde sesleri daha iyi sentezledikleri ve telaffuzlarının daha iyi olabileceğini düşünüyorlar. Çocuklar her şeyi alabilir yalnız şu var ki sosyal gelişimleri sırasında kendi ana lisanını konuşmayan kişilerle bırakıldıkları zaman o zaman onun sosyal temellerine etken olursunuz. Çocukları yabancı öğretmenlerle birlikte bıraktığınızda ve çocuk o yabancı lisanı bilmediği için ihtiyaçlarını belirtemediklerinde kendilerine güvenmemeye başlıyorlar.

Ama kulak alışkanlığı olması için şarkılar dinletiyoruz, oyunlar oynatıyoruz. Oynayarak lisanı arka planda duymaları ileride yardımcı olur, ama bunu bir ders olarak görmesi için bence zamanı var.

“Yuvaya giden çocuk hastalıktan kurtulmaz” ön yargısı var, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ne tip önlemler alıyorsunuz?

Evet, çocuklar hastalanıyorlar ama markete, alışveriş merkezine gittiklerinde de hastalanıyorlar. Çocuğun gelişimi için en önemli zamanlarında hastalanacak diye yuvaya göndermemek bence yanlış.

Çocuklar grup içerisine girince tabi nispeten daha çok hastalanıyorlar. Biz nezle, ishal, kusma, ateş, halsizlik gibi belirtileri olan çocukları derslere getirilmemesini rica ediyoruz, burada oluyorsa da velileri çağırarak eve gönderiyoruz. Her akşam tüm oyuncakları özel bir solüsyonla temizliyoruz. İki haftada bir bütün oyuncaklar yıkanıyor. Tuvalet temizliğinde çocuklarımıza özel eğitimler veriyoruz. Bu sene çocuklardan çok veliler hasta oluyor.

Çocuklar ilk başladıklarında sık sık ama ilerleyen yıllarda azalarak hastalanıyor, bağışıklık kazanıyorlar. İnanın çocuklar daha çok Pazartesi hasta geliyorlar, çünkü hafta sonları hiç denetimsiz yerlerde geziyorlar.

Güvenlik anlamında aldığınız tedbirler neler? Özel bir firmadan destek aldınız mı?

Bu konuda biz kendimiz uzman olduğumuz için güvenlik tedbirlerimizi biz aldık. Ev kazaları manasında sınıflarımız tamamen gözden geçirilmiştir.

Bundan sonrası için planlarınız neler? Diğer illere yayılmayı düşünüyor musunuz?

Birçok ilden bize talepler geliyor. Ama bu iş, “iş” olarak görülmenin yanı sıra bilinçli ve ihtiyaç olduğu görülerek yapılması gerekiyor. Türkiye’ de en önemli problem emlak bulmak. Muhit, bina hep çocuklara yönelik olduğu için çok uygun seçilmesi gerekiyor. Ama mutlaka yuva ve oyun grubu sayımızı artırmak istiyoruz.

Seminerlerinize katılmak isteyen veliler program bilgilerinizi nereden öğrenebilirler?

Biz seminerlerimizi bebek.com ile birlikte yapıyoruz. Program bilgilerini de bebek.com ‘un sitesinden bulabilirler.

Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Yorumlar (0)
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.