Çocuklar bu hafta sonu hastaydılar. Evde dinlenmeleri için haftasonuna ait tüm gezme-tozma planlarımızı iptal ettik.Ama alışmışız bir kere aktivite canavarı olmaya. Öyle evde boş boş durabilir miyiz ?
\r\n \r\nHemen kollari sıvadık. Önce mutfakta aldık soluğu. Hep beraber pohaça hamuru yoğruduk. Ben malzemleri yoğurma kabına koydum. Onlar minicik elleri ile yoğurdular yavaş yavaş. Hamurumuz mayalanırken bu sefer kurabiye hamurunu hazırladık. Sonra bu hmurdan küçük parçalar aldık. Masamızda minik minik açtık. Kurabiye kalıplarımızla şekiller verip tepsiye dizdik. Üzerine yumurta sarısı sürüp doğru fırına yolladık. Bu arada mayalanan pohaça hamurumuzla değişik şekillerde pohaçalar yaptık. Tamamen serbest bir çalışma oldu :) Şekiller komikti ama lezzetler minik ellerin katkısı ile olağanüstüydü.
Mutfaktan çıkışta çamaşır makinemizde yıkanan çamaşırlarımızı sermeye başladık. Büyük parçaları sermek benim görevim oldu. Çoraplar ve çamaşırlar ise Deniz ve Zeynep'in :) Bu görev de tamamlanınca doğruca mutfağa dönüp taze pişmiş pohaça ve kurabiyelerimizi yedik. Ardından herkes yatağını düzeltti. Odasını topladı. Oyuncaklarını yerleştirdi. Sonra çocuklar teyzelerinin hediyesi olan minik bilgisayarları ile oyunlar oynarken ben de kalan işlerimi bitirdim. Çalışma masalarımıza geçip kağıtlardan şekiller kestik. Renk renk daireler, üçgenler, kareler. Sonra bunlarla tıpkı origami yapar gibi çeşitli figürler oluşturduk. Bu şekilleri büyük kağıtlara yapıştırıp mini bir sergi hazırladık :)
Öğlen yemeğimizi yedikten sonra güzel bir uyku uyuduk. Uyanınca ilk iş kuruyan çamaşırları ayırmak oldu. Çorapların eşlerini bulma görevi yine Zeynep ve Denize aitti. 3 gün önce satın aldığımız minik çim adamlarımı suladık. Hala neden çimlerin uzamadığına hayıflandık. Sıradaki oyunumuz evcilik idi. Önce herkes kendine ev olacak bir oda seçti. Sonra plastik mutfak aletleri ile mutfak yaptık. Bebek seçtik. Sıra ile birbirimize misafirliğe gittik. Şakacıktan çay içip pasta yedik. Bebeklerimiz hakkında sohbet ettik. Her oyundan sonra biraz mızmızlansak da oyuncaklarımızı topladık. Bu arada ben akşam yemeği hazırlamak için mutfağa geçtiğimde Deniz ve Zeynep değişik kutu oyunları ile vakit geçirdiler. Bu aralar en favori oyunları şeker diyarı :)
Hastalıklar vs. gibi nedenlerle evde zaman geçirmek için yaptığımız bir çok oyun var. Saklambaç/körebe/yağ satarım oynamak, taklit yapmak, dans etmek, masalları canlandırmak gibi. Ama biz yine de en çok dışarıda vakit geçirmeyi seviyoruz. En kısa zamanda iyileşip yeniden sokaklarda buluşmak dileğiyle iyi haftalar..
--
http://denizzeynep.blogspot.com/
http://ankaraetkinlik.blogspot.com/
-
|2009-09-16 07:35:55 Ayşegül Aygün CoşkunAyca selam.. Aslında ben de çok yoruluyorum. Ama sanırım evde olmak daha yorucu. Eğer doğru zaman planlaması yapabilirseniz gerçekten de dışarıda çocuklarla zaman geçirmek çok daha kolay. Madem Ankara'da yaşıyorsunuz beraber de etkinliklere katılabiliriz.. sevgiler..
#2 - Ayşegül Aygün Coşkun - 03/09/2009 - 16:04
-
|2009-09-16 07:36:08 Ayca CakmakCok memnun oluruz Aysegul. Mayıs ayında Poyraz 3 Ayaz 1 yasını dolduruyor. Ikiz prensesler biraz daha buyukler ancak yine de anlasabilirler, havalar da bahar kokmaya basladı, gorusebilmek dileğiyle...
#3 - Ayca Cakmak - 03/12/2009 - 10:38
-
|2009-09-16 07:36:25 ayşegül aygünAycacim, eşim kaza geçirip omzunu kırdı. Bu nedenle biraz rolantide hayatımız..nisan ortasına doğru sanırım eski tempomuza kavuşuruz. ilk fırsatta tanışmak üzere..sevgiler..
#4 - ayşegül aygün - 03/20/2009 - 13:41








#1 - Ayca Cakmak - 02/24/2009 - 08:32