10 Şubat 2012, Cuma 22:41

Güncelleme:05:46:11 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Çalışan Anne Çalışan Anne Olmak

Çalışan Anne Olmak

e-Posta Yazdır PDF

Madem “Çalışan anne” dedim kendime bu konuyla ilgili duygularımı sizle paylaşayım dedim. Bir de tabii en son yazıma yorum yapan bir okuyucumun özel isteği vardı onu da yerine getirmiş olacağım bu vesile ile. Çalışan anne olmak ve hep o vicdan azabı ile yaşamak…

Erken kaçılamayan toplantıların sonunda eve gelip de onu yatağında melek gibi uyuyor bulmak ve engel olunamayan gözyaşları…

Okuldan gelince karşılayamayacağımız zamanlarda bakıcısına bin bir tembih ”Servisten alırken dikkat et. Aşağı inerken yanında muhakkak cep telefonun olsun. Aman anahtarı almayı da unutma olur mu? Serviste uyumuş da terlemişse kapüşonunu başına geçir. Eve gelince mutlaka beni ara. Beni sordu mu? Sorarsa” annenin işi var biraz sonra gelecek” de. Benimle konuşmak isterse beni arayın. Aman ellerini iyice yıka, Üzerini değiştir, tuvaletini yapsın.Yemeğini önce bezelyeden başlayarak yedir. Çünkü pilavı okulda her zaman yiyor. Sonra meyve vermeyi unutma… TV seyretmesin olur mu? Oyun oynayın. Sakin onu yalnız bırakıp da ütü filan yapayım deme. Sadece onunla ilgilen. Onun yanında cep telefonuyla konuşma sakin. Ona kitap oku. Bak şu kitapları çok sever. O geldiğinde sakin gündüz temizlik yaparken açmış olduğun camlar açık kalmasın. Ütüyü kontrol et. Prizde takılı filan olmasın? Yemeği işitirken aman ocağı filan açık bırakayım deme. Tüm acil durum telefonları ocağın üzerinde yazılı. Anormal bir şey olursa beni hemen ara.Beni bulamazsan annemi, eşimi… Kapıyı sakin kimseye açma. Biri gelecek olursa ben sana haber veririm zaten.”

Hep acaba unuttuğum bir şey var mı hissi. Hatta normal olmadığımı düşünebilirsiniz ama ben bu unutma riskini yok etmek için bir el kitabi bile hazırlamıştım, İtiraf ediyorum. Yemek,uyku,oyun,giysi vs gibi başlıklar altında oğluşla ilgili her türlü detayın bulunabileceği bir el kitabi….Hiç bir şeyi atlamamalıyım ya…

Uzaktan uzağa saati takip edip “simdi gelmiştir”,”simdi yıkanıyordur”,”simdi yemek yiyordur”….İnsanın içini uzaktan uzağa yemesi….Ve gelelim buluşma anına… Çocukla her ani birlikte geçirme isteği,eve gelirken birçok gerekli, gereksiz hediye getirme,yorgun argın eve gelip sadece o istedi diye tekrar trafiğe girerek onu istediği yere götürme kısacası almada,vermede had safhada abartma…

Ben “şanslı bir çalışan anne” olarak daha çocuğumu doğurmadan önce aldığım bir kararla çocuğumun ilk üç senesini çalışmayarak onunla birlikte geçirdim. Her zaman ilk üç senenin anne ile geçirilmesinin önemini okumuş buna da inanmıştım. Benimki hamilelikle vs 4’e uzadı. Ancak bu gün geriye dönüp baktığımda eğer böyle olmasaydı ilişkimiz nasıl olurdu diye sorgulamaya başladım? Çünkü biz oğluşla her dakika beraber olmaktan dolayı çok bir iç içe olduk,yüz göz olduk ve bu da onun üzerinde disiplin kuramama sonucunu getirdi. Ben hep onun tüm fiziksel ihtiyaçlarını karşılayan,”ye, giyin, uyu, dişini fırçala” gibi zaman zaman onun hiç istemediği komutları (zaten bu işleri benim ona yaptırmak istediğim zamanla onun yapmak istediği zaman hiç örtüşmedi nedense,böyle bir senkronizasyon hiç sağlayamadık biz) veren bir yandan da ona yapmaması gerekenleri,söylememesi gerekenleri öğretmeye çalışan ben....Hep “ben” oldu… İşte burada zorlandık… Biz birbirimizi çok yedik bu dönemde.O da bende çok yıprandık….

Bunun yanında oğluş için ben hep en vazgeçilmez oldum… Benim olduğum ortamda başkasının hiç bir önemi olmadı, buna maalesef (aslında biraz hoşuma gitmiyor da değil,itiraf etmeliyim) baba da dahil.Yani bizim aramızda literatürde” love and hate relationship” diye geçen aşk ve nefret ilişkisi var sanki… Oğluş en çok beni seviyor ama en çok da bana eziyet ediyor….

Yani aslında ben bu dönemde çalışmaya devam etseydim tabii onu güvenilir ellere bırakarak ve beraber daha kısıtlı zaman geçirseydik beni daha çok dinlerdi gibime geliyor. O zaman fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak başka bir “kötü” insan olacaktı. Birlikte geçirdiğimiz zaman daha kaliteli olurdu….

Ayrıca da hep gözlemlediğim birşey var ilişkilerde “özlemek” de güzel bir şey. Tabii dozunda bir özlemeden bahsediyorum. Farklı ülkelerde veya şehirlerde yaşayıp da bir ilişkiyi yürütmeye çalışmak kadar ileri gitmekten bahsetmiyorum. Anne-çocuk ilişkisinde de durum böyle. Anneyi özleyen çocuk buluştuklarında daha sevecen bir birliktelik oluyor.

“Anne,baba işe gider,gelir.”Çocuk bunu görüyor,bununla büyüyor ve buna bir itirazı olmuyor.Böyle olması gerekir diye yaşıyor. Farklısını bilmiyor ki zaten. Çocuk hangi ortamda olursa ona adapte oluyor kolayca… Onların bizlerden ekstra talepleri olmuyor ama biz içimizdeki o bizi kemiren vicdan azabından dolayı abartılı davranıyoruz.Üzerine fazla düşmek,fazla korumacı olmak,suçluluk duygusu ile her dediğini yapmak bize ve çocuğa zarar veriyor…Hep bir “arayı kapama” düşüncesi. İnsani ne kadar yıpratıyor biliyor musunuz? Doğal olmayan bir şey hem de. Sonucunda da kaş yaparken göz çıkarıyoruz diye düşünüyorum.

Yani toparlamak istersem söylemek istediklerimi, evet çalışan anne olmak zor çünkü akliniz, kalbiniz, gönlünüz evde kalıyor ama günün sonunda işten arta kalan zamanda geçirilen kaliteli, sağlıklı zaman sayesinde uzun vadede anne-çocuk ilişkisi açısından daha olumlu sonuçlar doğuruyor inancındayım…

O nedenle rahat olun çalışan anneler, yaşadım gördüm, hiç de kötü bir şey değil çalışan anne olmak. Kendinize çok fazla haksızlık etmeyin, suçlamayın kendinizi…

Yorumlar (15)
  • Hümeyra K.
    Yazınızı okurken kendimi yaşadım sanki, benim ekstradan seyehatlerim çok oluyor, işte o zaman çok zor geliyor bana,bütün güzelliklerini bakıcısı yaşıyor gibi geliyor...
  • aynur
    yazılarınızın hepsini çok beğenerek okudum, öncelikle çok samimi ve içten. Anne değilim ama annelik duygusu çok tatmak isteyenlerdenim.
    Çocuk sorumluluğundan çok korkmama rağmen sanki öyle bir anlatıyorsunuzki muhakkak tatmalı ve hiçç zor olmamalı. Yazarlarımız hayatlarından o kadar mutluki çocukların her evreleriyle sanki kendileride büyüyor gibi...
    Her anne ve baba kesinlikle yazılarınızı okumalı
    Sevgi ve saygılarımla
  • özlem
    Yazınızı ve hoşuma gitti. Bende çalışan bir anneyim. Zor çalışan anne olmak am zaten anne olmakta zor...Emek istiyor zaman istiyor..İşten kayınvalideme gittiğimde benden başkasını görmüyor gözü oğluşumun...Top oynuyoruz , zıplıyoruz , her oyuncağını bana taşıyor.. Çevreden annen acıktı hadi gel biz oynayalım dediklerinde hayır yemek yemesin benle oynasın diyor. Hoşuma gidiyor ama üzüldüğüm zamanlarda olmuyor değil.Keşke diyorum her an evde yanında olsaydım da bütün gün beraber olsaydık. Ama belki o zaman bu kadar değerli olamaycaktı benimle oynamak çünkü her an yanında olacaktım ve dediğiniz gibi kaliteli zaman geçirmek önemli.Sevgiyi dolu dolu vermek ve yaşamak önemli...

    Teşekkürler (içimde bu konu doluyken yazınızı okuyunca baya yorumu abarttım galiba )
  • süheyla
    çok teşekkür ederim.duygularımıza tercuman oldunuz.bu epey idare eder bizi,ama bu duygu öyle garip ki bir zaman geliyor bütün bildiklerinizi unutup vicdanınız sizi yemesine hatta iş perfonmansınıza kadr geliyor durum.oğlumu babanneden almaya gittim birazz harektli bir çocuk sağolsun"annee eve gidince yaramazlık yapabilir miyiim "dedi.
    çalışan annelere sevgiler...
    bebeği olamyanlara dünyadaki en güzel şey kaybettiğiniz zamana üzülebilirsiniz...
    sevgiyle kalın.
  • SİBEL
    merhaba bende çalışan kadınım benimde yeni bebeğim oldu işimden dolayı doğumdan 1 ay sonra işe geri dönmem gerekti.ama çok küçük diye çok üzülüyorum.eşimlede paylaşmıyorum üzülmesin diye kızıma kayın valdem bakıyor o açıdan daha rahatım ama gene hep düşünüyorum ilerde pişman olman inşallah bazen işi bırakmak istiyorum ikisinin ortasındayım ne yapsam bana fikir veriseniz sevinirim bebeğimin benim yokluğumu hissetmesini istemiyorum.ama bütün çabam onun için artık her şeyi onun için yapıyorum.bana fikir verirseniz sevinirim hoşçakalın

  • Çalışan Anne
    Sevgili Sibel,
    Cevabim biraz gecikti basta onun icin ozur dilerim.Aslinda su durumda benim yorum yapmam cok zor cunku bu konuda dogru ,tumuyle kisinin icinde bulundugu durumun sartlariyla alakali.Ve sizinle ilgili benim hic bilgim yok:)Ama bana gore genelleyebilecegim bazi unsurlar var.Mesela bir bakicinin bakmasindansa anneanne ya da babaannenin bakmasi cok daha iyi.Ayrica,bebegin ozellikle ilk 6 ayda anne sutu ile beslenmesi bana gore cok onemli.Ise gittigi halde devamli sutunu sagan,isi yakin oldugu icin oglenleri bebegini emzirmeye eve gidebilen ve bu sekilde calistigi halde anne sutune devam eden kisiler taniyorum.Sizin durumunuzu bilemiyorum.
  • Gül
    Belkıs hanım,
    Çocuğunuzu ihmal etmiyorsunuz ama bizi ediyorsunuz. Merak ediyoruz hikayenin devamını...
  • Şule Yel Eroğlan  - love and hate relationship
    ' oğluş için ben hep en vazgeçilmez oldum… Benim olduğum ortamda başkasının hiç bir önemi olmadı, buna maalesef (aslında biraz hoşuma gitmiyor da değil,itiraf etmeliyim) baba da dahil.Yani bizim aramızda literatürde” love and hate relationship” diye geçen aşk ve nefret ilişkisi var sanki… Oğluş en çok beni seviyor ama en çok da bana eziyet ediyor….'

    Sizin yazınızdan alıntı yaparak başlamak istedim, çünkü beni ve kızımı anlatıyormuşsunuz gibi hissettim bir an; 'kızım en çok beni seviyor ve en çok da bana eziyet ediyor.'
    Yine sizin yazınızdan alıntı yaparak devam etmek istiyorum;
    'aslında ben bu dönemde çalışmaya devam etseydim tabii onu güvenilir ellere bırakarak ve beraber daha kısıtlı zaman geçirseydik beni daha çok dinlerdi gibime geliyor.'
    Ben de çalışan bir anneyim ve doğumdan 6 ay sonra işe döndüm, babaannemiz baktı.. Kızım şu anda 7 yaşına girdi ve hala eziyeti bana hala sözümü geçiremiyorum.. Gündüz ayrı geçirdiği zamanın acısını yanındayken fazlasıyla çıkarıyor.. Ben ...
  • Asuman taşcıoğlu
    Ben sizin yazınızı ilk kez okudum, sonra dönüp diğerlerini de okudum. Bu yazınızın adını vicdan koyalım mı? Benim 2,5 yaşında kızım ve hiç aksatmadığım işim var. Çocuk anaanne babaanne arası helak oldu. Çok üzülüyorum
  • İpek pehlivangil
    5 yaşında bir kızım var. İlk kez bu sene okula başladı ve ben de eşimin mağazasında çalışmaya geri döndüm. bir mobilya mağazamız var antalya'da. ama inanın çok zor oldu ayrılmak. Hala içim sızlıyor. Siz de ne güzel söylemişsiniz, hepimize tercümanlık etmişsiniz.
  • edibe soyluer
    Kendini hem eleştirmeyi hem de yüceltmeyi bilen insanlar başarılı insanlardır. eminim başarılı bir annesinizdir. tebrikler
  • Sevil Atılgan Elmaoğlu  - Bende çalışan bi anneyim
    Evet bende çalıyan bi anneyim.Bebeğim 22 günlükken işe başlamak zorunda kaldım.O zamanlar cok üzülüyordum ve vicdan azabı duyuyordum bebeğimden ayrıldığım için tabii hala o üzüntü var fakat vicdan azabı azaldı.Bebeğim şimdi 16 aylık nerdeyse ve anneannesi baktı büyüttü hep.Sadece onun her anını yaşayamadığım için çok üzülüyorum.Ama emin ellerde olduğunu bilmek düzeni ve eğitimi konusunda şüphe duymamak insanı çok rahatlatıyor.Başkasına nası emanet ederdim bilmiyorum.Buna rağmen hep onunla olma isteğimden dolayı her an aklım yinede onda.Çalışmamayı hiç düşünmedim ama çalışmazsam da bi şekilde kendimden ve şartlarımdan belki ona vereceklerimden eksik kalıp mutsuz olacaktım. Bu mutsuzluğumda bebeğime yansıyacaktı.Şimdi çok güzel zaman geçiriyoruz akşamları ve haftasonları.Ama bu makaleyi okurken kendimi tutamayıp ağladım.burnumun direği sızladı bebeğime olan özlemim depreşti.akşamı nasıl bekleyeceğim bilmiyorum.
  • Anonim  - ah o vicdan azabı
    bende çalışan bir anneyim oğlum 2.5 yaşında babaannesi bakıyor.gecede onun yanında kalıyor çünkü ev mesafemiz uzak götürüp getiremiyorum arabamızda yok.bende orada kalamıyorum yer yok ve bu duruma çok üzülüyorum.bana düşkün bir çocuk değil akşamları en fazla 2 saat yanındayım.ben çok kötü bir anneyim haftada bir gün kendi evime gidiyorum malum ev işleri.8 aydır böyle sürükleniyoruz.bir karar aldık evimizi satıyoruz kayınvalideme yakın bir ev bakıyoruz ve böylece oğlum akşamları ve gece yanımda olacak onun kokusuyla uyuyacağım biraz sabır diyorum ama inanın kalmadı.ilk çocuğumu doğduktan 5 ay sonra kaybettim oğluşum benim için çooook kıymetli .onun geleceği için çalışmak zorundayım.birgün beni anlar mı acaba.babaannesi ve halasına çok düşkün ve ben bunu çooooooook kıskanıyorum vicdan azabından öleceğim.anneliği hak etmiyorum bu ne biçim hayat.şu anda bile ağlıyorum.oğluşum annen sen bilmesende seni çok seviyor ve herşeye senin için katlanıyor.bu canım senin mertiiiim.
  • sevilay  - şartlar
    Benim kızım 15 aylıktı anneannesi ile büyümeye başladı.
    Şimdi 3,5 yaşındave hep benimle kalıyor kreşe gönderiyorum halinden çok memnun ama ben çok vijdan azabı çekiiyorum...
    Akşam eve gelince iş yemek derken onu yine unutuyorum çocularımız için inş iyilik derken kötülük yapmamışızdır.
  • sümeyra
    arkadaşlar size katılıyorum sabahları o uyurken evden ayrılmak çok zor eve gidince öpüyorum öpüyorum doyamıyorum
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.