O kadar güzel yeni yıl yazıları okudum ki; harika dileklerle dolu ben daha iyisini yapamayacağımdan sadece sizinle oğluşumun 2010 dileklerini paylaşıp başka bir konuya geçmek istiyorum.
Oğluşum:
Gormiti koleksiyonunu bitirmek(bilmeyenler için hayli garip görünümlü minik yaratıklar)
Savaş hiç olmasın
Anne-babamı çok seviyorum
Doğum günüm güzel geçsin (İlk defa arkadaşlarıyla doğum günü kutlayacağız bu sene. 6 yaş)
Peçete koleksiyonumu büyütmek istiyorum (okulda yaptıkları bir aktivite)
Yeni yerler görmek. Afrika’ya gitmek.
Geceleri uyurken perdemde bir şeyler görüyorum. Uykum kaçıyor. Kaçmasın uykum daha iyi olurum.
Uyku ve su çok güzel bir şey
Ne kadar doğal, ne kadar naif, ne kadar 6 yas değil mi?
Arkadaşlar ben bu sefer de ödev ve proje yapan anne-babalara takıldım. Biz zaten okumuşuz, okurken de bazen sıkılmışız, streslenmişiz, zorlanmışız, uykusuz geceler geçirmişiz, bazen takdirden şımarmışız, sevinçten uçmuşuz… Yani biz zaten oralardan geçmişiz. Şimdi anne olmuşuz (anne-baba diye uzatmayacağım) çocuklarımız okul çağına gelmiş. Ne zorum var tekrar ayni şeyleri yaşayayım?
Bir proje vermişler eski İstanbul ile ilgili bir ilköğretim öğrencisine. Annesi anlatıyor.”Beraber gittik vapurla, tramvayla”…İyi, güzel…”Gezdik sarayları, camileri, kiliseleri, sarnıçları vs. ”Sonra eve döndüklerinde tüm bunları anlatan bir maket yapmışlar. Bir “minyaTurk” parçası… Hatta belki de yaptırmışlar…
Sonra başka bir tanesi bir dişçi muayenehanesini yine üç boyutlu filan “yaptırdığını” anlatıyor başka okul, başka bir çocuk. Ama anneler bunları yaparken nasıl malzeme topladıklarını, nasıl zorlanarak saatlerce üzerinde uğraşarak yaptıklarından bahsediyorlar…
Ben bu isi çözemedim. Anne yapıyorsa çocuk bundan ne öğreniyor? Bir de anneler yarışıyor. En güzel projeyi kim yapacak? Hayır, benim anlamadığım şu; öğretmenler bunu anlamıyor mu? Neden annelere not veriyorlar? Benim oğlum henüz çok küçük ama ben bunları duydukça çok korkuyorum. Çünkü ben asla böyle yapmak istemiyorum ama hep sunu düşünüyorum. Benim oğlum kendi emeğiyle eciş bücüş bir şey yaptığında okula gelen “mimari projeleri “gördüğünde kendini nasıl hissedecek? Acaba onun emeğini görüp de ona göre değerlendiren öğretmenlerimiz var mı? Hayır, o zaman biz çocuklarımıza daha okul cağında kendi başına bir şey yapmasının, emeğiyle ortaya bir şey çıkarmasının aslında hiç de önemli olmadığını, önemli olanın onun yerine başka biri de yapsa, kendi hiçbir çabası olmasa da o isin yapılmasının sadece önemli olduğunu mu veriyoruz? Ama ben bunu istemiyorum… Onun emeğinin önemi var hem de ÇOK var…
Ancak bu ve buna benzer bazı konularda “Ben asla böyle olmayacağım” dediğimde bana hep daha büyük çocukları olan tecrübeli annelerden gelen cevap” Sakın ha büyük konuşma çünkü sen istemesen de çocuğun isteyecek” oluyor.
Bunlardan biri de su sınav konuları. Ben asla çocuğumu sınav stresine sokmak istemediğimi, eğer bir kapasitesi varsa zaten yapacağını, onu ekstra kurslara götürerek veya dersler aldırarak sıkmak istemediğimi söyledikçe o biraz evvel bahsettiğim anneler “ama o zaman çocukların bütün diğer arkadaşları ders alıp hırsla hazırlandıkları için o da isteyecek “diyorlar. Bir meşhur öğretmen varmış. Anne ile beraber alıyormuş özel derse. Çocukların arkasında anneler de oturup not alıyormuş ki çocukları sonradan çalıştırsınlar diye. Sizce bunda anormal bir şey yok mu? Yoksa ben mi anormalim? Yapmayın n’olur… Duyun lütfen bu işin başındakiler. Burada doğru gitmeyen bir şeyler var…
Sonra mesela su PSP vs denen oyunlar var ya çocukların elinde… Bir anne ısrarla onlarla tanıştırmamış çocuğunu. Sonra bir okul gezisi olmuş. Anneler de varmış otobüste. Bütün çocuklar oradaki oyunlardan bahsediyormuş. Oyunun karakterlerini, özelliklerini, ne kadar puan yaptıklarını vs konuşuyorlarmış. Bir tek kendi çocuğunun konuyla hiçbir alakası olmadığından dolayı yolu seyrettiğini ve dışlandığını gören anne” acaba ben doğru mu yaptım?” diye kendini sorgulamaya başlamış. Nedir bu işin doğrusu? Siz bir doğruyu benimsiyorsunuz ama toplum içinde yaşayan ve başka çeşitli örnekler gören bu birey, o sizin doğrularınız ile yaşadığında genel olarak her şey ne kadar doğru oluyor?
Bu konu hakkındaki yorumlarınızı beklerken oğluştan birkaç seçme yapmadan bitiremeyeceğim bu yazıyı.
Oğluş sabah kalktı. İlk iş tuvalete gittik. Tuvalette “aman” dedim “bugün biraz geç kalktın, servisin gelmesine çok az var; hemen acele hazırlanmalıyız. ”Tamam, anne “dedi.”Sen kahvaltımı hazırlarken ben de giyinirim. Çift kalıp çalışırız” İnşaat yapımında bir terimdir bu; bilenleriniz olabilir.
Sonra bana gelen bir mesaja bakıyorduk. Dünya üzerinde bir yerin resimleri. ”Anne burayı ben gördüm mü? Sen bilirsin, çünkü ben doğduğumdan beri sen varsın”.
“Anne dedemin annesi “refat “etti mi? Yani öldü mü de denebilir ama o çok iyi olmuyor biraz korkunç oluyor”…
Tüm hayallerinizin gerçek olduğu bir sene ve daha nicelerini diliyorum…
-
|2010-01-12 09:39:38 Esra GökbayrakO kadar doğru ki yazılanlar, ama bazen ben de kendimi kaptırıyorum, insan bazen hangisinin doğru olduğunu farkedemiyor. Okulun yönlendirmesi çok önemli bence de, yani velinin katılımını istiyorlar mı yoksa tamamen çocuk mu yapmalı. Bu arada para verip ödev yaptırma mevzusu tabi inanılmaz haddini aşmış bir halde...
Bizim yaşlarda kolay ama ilkokul yıllarında oldukça zorlanacağız galiba...








öğretmenler birazcık çocuklarıyla nitelikli vakit geçirsinler diye veriyor okadar çok ödevleri...
ama her konuda olduğu gibi bu konudada tamamen işin suyunu çıkarma konusunda da bir numarayız...
sizin gibi düşünen çok az kişi var...
gerçekten elini kalbine koyup vicdanı ile çalışan yaşayan çok az az insan var...
göz boyası bütün memleket; tv ler yollar elbiseler konuşmalar
şarkılar kimse erdemli bir insan olma derdinde değil cilalı taş devrindeyiz ruhumuz taş dünyamız cilaa
daha sık yazın sizide okumak çok zevkli