11 Şubat 2012, Cumartesi 13:30

Güncelleme:05:46:11 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Demet İpek Bostancı Sizler için gezdim gördüm

Sizler için gezdim gördüm

e-Posta Yazdır PDF
Hepinize kocaman bir merhaba..

Geçen ay kısa bir ayrılığımız oldu ama bu ay tekrar sizlerle birlikteyiz…Tabii görüşmeyeli çok şeyler değişti hayatımızda.. Öncelikle yaz tatili sona erdi, okul arama çalışmaları başladı, bulanlar alışverişe başladı bulamayanlar ise halen aramaya devam ediyorlar...

Ben bu ay okul arayanlara bir ölçüde yardımcı olmaya çalışacağım. Aynı zamanda okul öncesi yabancı dil eğitimine dair unutulmaması gereken ve sizler için yararlı olduğunu düşündüğüm bilgiler vermeye çalışacağım.

Geçen ay yazım yoktu ama ben de tabi ki boş durmadım. Bahçeşehir Ardıçlı Evler’de bulunan Ana Kucağı Anaokulu’na bir ziyarette bulundum. Sizin adınıza tanıştım, gezdim, bilgilendim ve içimdeki tekrar çocuk olabilir miyiz isteğiyle geri geldim...

Öncelikle anaokulu hakkında kısaca bilgi vereceğim. Daha sonra, asıl konumuz olan Dil Eğitimi’ni anlatacağım...

Bahcesehir Ardıçlı Evler’de 2003 yılında hizmete giren Anakucağı Anaokulu, deneyimli idari kadrosu ve genç ekibi ile çocuklarımızın her zaman yanında olan; onlara en iyi eğitim ve öğretimi sunmaya çalışan şirin bir anaokulu… Okula girince insanın gerçekten çocuk olası geliyor (Yoktu bizim zamanımızda böyle anaokulları filan)… Her tarafta oyuncaklar var, ama güzel olan şey en güzel şey binadaki her odanın bir konusu olması… Oyun salonuna giriyorsunuz (fotoğraflarda da göreceğiniz gibi); bir tarafta kocaman satranç köşesi… Çocuklar hem bedensel aktivitede bulunuyorlar, hem de zihin jimnastiği yapıyorlar. Okulun sol tarafında ufak bir çiftlik evi, içinde de bir evde olması gereken bütün malzemeler var. Küçük beyler kesinlikle unutulmamış ve kocaman bir marangoz standı da konulmuş.

Her şey belli bir düzen içerisinde, ama aynı zamanda da çok ilgi çekici… Koridorlarda gerçeğini aratmayacak el yapımı resimler, kapının bile kapı olduğunu ilk bakışta anlayamıyorsunuz. Bir bakıma her adımda sizi şaşırtan bir yer burası… Beni bu yasımda şaşırttıysa bir de çocukları düşünebilir misiniz?

Çocuklar için çok farklı aktivite seçenekleri de sunulmuş; Müzik eğitimi, bale, piyano, basketbol,tenis, halk oyunları, modern dans ve ritim aletleriyle drama çalışmaları bunlardan birkaçı.. Bunlara ek olarak çocukların daha bilinçli ve sorumlu olmaları için çok faydalı olabilecek başka aktiviteler de var.

Mesela haftanın bir günü mutfak günü yapılmış, bu gün içinde tüm öğrenciler hep beraber mutfağa iniyorlar. Burada hepsinin emek verdiği bir şey pişiriliyor.

Bir diğer gün ise temizlik günü olarak belirlenmiş. Öğrencilerin hepsi kendi oyun alanlarını düzenliyorlar...

Bir de hobi bahçesi var ki görmek gerekiyor. Okulun arka bahçesinde ufak bir bolum yapılmış burada domates, biber, salatalık gibi kolay yetiştirilebilen bitkiler çocukların da yardımıyla ekilip yetiştiriliyor. Aynı zamanda kümeslerin içersinde tavşan, kaz, tavuk, horoz gibi hayvanlar da var. İşin güzel kısmı ürün alındığı zaman her öğrenci payına düşeni alıp eve götürebiliyor ve ailesine sunabiliyor. Ve tüm hayvanlara öğretmen nezaretinde çocuklar bakıyorlar...

Bunlar öğrencilerin çok keyif aldıkları faaliyetler, ben oradayken hobi bahçesini bana kendileri gösterdiler ve iki tane de taze biber ikram ettiler. İnsan yemeye kıyamıyor.

Bir de proje ve geziler var. Yıl içinde hemen hemen 35-40 farklı yere geziler düzenliyorlarmış. Buradaki amaç gezerek, görerek ve yaşayarak öğrenmek… Gittikleri bazı yerler benim bile ilgimi çekti. İşte bunlardan birkaçı…


  • Hoşdere Köy Okulu

  • Çorap Fabrikası

  • Eğitici müzeler, saraylar

  • Çukulata Fabrikası

  • Mutfak Gereçleri Fabrikası

  • Kitap,hediye fuarları


Şimdi sıra geldi yabancı dile……Göksu Çevik adlı çok tatlı bir İngilizce öğretmeni öğrencilerle beraber çok eğlenceli aktiviteler yapıyor. Kendisiyle tanıştım. Gerçekten çocukları çok seviyor ve onların ilgisini çekebilmek için inanılmaz yaratıcı olabiliyor.

Öğrenciler Göksu Hanım’ın öğretmen olduğunu biliyorlar ama aynı zamanda da arkadaş gibi hissediyorlar çünkü devamlı eğlenceli oyunlar oynuyorlar. Bir anlamda oyun arkadaşları… Dil eğitiminin, çocukları sıkmadan ve devamlı dikkatlerini toplayabilecekleri aktivitelerle yapılması gerektiğini vurguluyor. Tabii anne babalar da çocuklarıyla yabancı dil konuşabilirler ama yapmamaları gereken tek şey var o da onları sıkmamak.

Biz yetişkinler kendi dikkatimizi kaç dakika toplayabiliyoruz sizce? En fazla 40 dakika.. Çocuklarda ise bu sure çok daha az tabii, o yüzden 3 yas için ortalama 20 dakika, 4 yas için de 30 dakika tutuluyor her bir aktivite.. Öğrenciler Göksu Hanım’ın Türkçe konuşabildiğini bilmiyorlar bu yüzden ona bir şeyleri anlatabilmeleri için öğrendikleri her şeyi kullanmak zorundalar. Göksu Hanım’ın üstüne basa basa söylediği bir şey daha var; ‘Önce ben eğleniyorum o aktiviteleri yaparken daha sonra da öğrenciler eğleniyorlar, ama benim zevk almadığım ya da sıkıldığım hiçbir aktiviteyi onlara uygulatmıyorum’ diyor. Yani herkes karlı çıkıyor. Ayrıca İngilizce Odası’nda bir de ufak bilgisayar var. Bu bilgisayar dokunmatik çalışıyor ve burada öğrenciler İngilizce oyunlar oynayabiliyor...

Siz de bunları okuyunca tekrar çocukluğunuza geri dönmek istemediniz mi?? Ben can attım gerçekten...

Bu aylık da bu kadar bir sonraki ay tekrar görüşmek üzere.. Sizleri evde çocuklarınızla yapabileceğiniz farklı bir aktivite ile baş başa bırakıyorum. Sevgili Göksu Hanım’a bu öneri için çok teşekkürler..

Kendinize iyi bakın..

Bu bir parmak oyunu aslında, iki elinizin baş parmaklarına istediğiniz renkleri kullanarak (burada yaratıcılık size kalmış) surat seklinde boyuyorsunuz . İsterseniz isim de verebilirsiniz. Daha sonra bir tanesini saklıyorsunuz ve öbürü şarkıyı söylemeye başlıyor..

Sammy thump (2)

Where are you?(2)

Here I ‘m (2) ----saklandığı yerden çıkarılarak---

How do you do?(2)


Bu şarkıda melodi olarak hemen hemen hepimizin bildiği ‘Başparmağım’ adlı çocuk şarkısının melodisini kullanabilirsiniz. Ama isterseniz burada da yaratıcılık size kalmış.

Yorumlar (6)
  • Seda Tokgöz
    Hocam harika yazmışsınız kaleminize sağlık:)Gerçekten dil eğitiminin ne kadar hayati bir önem taşıdığını tekrar belirtmişsiniz ve biz bunları derslerde işliyoruz üstüne geldi yani:)Aynı zamanda psikolojik açıdan çocukları öğrenmeye alıştırmak da çok önemli aynı Göksu Hanım'ın yaptığı gibi.Vaktimin olup benim de keşfe çıkmam ümidiyle:)Kendinize iyi bakın(2 defa daha fazla)Görüşmek üzere...
    #1 - Seda Tokgöz - 03/04/2008 - 01:05
  • EVREN BULGURCUOILU
    TABIKI TATLIDIR ÇÜNKÜ O BIZIM GÖZ BEBEIIMIZDIR
    #2 - EVREN BULGURCUOILU - 05/12/2008 - 18:38
  • serkan ulusoy
    hocam gerçekten türkiye de özellikle yabancı dil eğitimi bu kadar eksikken böle öğretmenlerimizin canla başla özveriyle işini severek yapması bir eğitim aşığı olarak beni çok gururlandırdı.
    Göksu Öğretmen yolun açık olsun.........!
    #3 - serkan ulusoy - 08/08/2008 - 20:56
  • hilal
    hocam gercekten sizi tebrik ediyorum hepimiz sizinle gurur duyuyoruz

    #4 - hilal - 09/01/2008 - 10:33
  • firdevs
    hocam sizi çok seviyorum

    #5 - firdevs - 02/26/2009 - 16:36
  • tuba  - biricik öğretmenim sizi çok özledim
    çok güzel yazmışsınız. ellerinize sağlık
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.