23 Mayıs 2012, Çarsamba 16:31

Güncelleme:08:48:54 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Editörden Bir bebeğe sahip olmak ya da olmamak…

Bir bebeğe sahip olmak ya da olmamak…

e-Posta Yazdır PDF

Uzun zaman oluyor artık yazılarım arası di mi? Aslında yoğunum, koşturuyorum ama daha ziyade dinleniyorum, asıl neden bu… Yani istesem her gün yazarım ama son dönem yazılarıma bakıp memnun kalmayınca biraz beslenmek istedim. Yoğun iş temposu yazıyı oturup yazmanıza engel olmuyor ama ne yazacağınızı kısıtlıyor, çünkü gözlem yapmanıza fırsat kalmıyor. Seyahat etmek, gezmek, yemek yemek, hepsi ayrı ayrı size fırsatlar veriyor ama işten eve, evden işe giderken fırsat yakalamak çok zor…

Çok güzel bir 15 gün tatil geçirdik oğluşumla, gezdik, misafir olduk, misafir ağırladık, müzikallere gittik, ona özel alışverişe çıktık, kitap okuduk, oyun oynadık… Büyüdükçe insan çocuk sahibi olmanın türlü yönlerini fark ediyor. Eskiden karnı doysun, büyüsün aşıları olsun iken derdiniz. Ama büyüdükçe, sizinle iletişime geçtikçe, ve sizinle hayatı paylaşmaya başladıkça anlıyorsunuz ki eğer bir şeyleri doğru becerebilmiş iseniz aslında o yetiştirdiğiniz küçük bireyin aslında sizin en yakın arkadaşınız olabileceğini anlıyorsunuz. Bir restorandayken aslında sizin verebileceğiniz bir tepkiyi garsona veriyorsa, alışveriş yaparken aslında sizin de beğeneceğiniz bir ürünü seçiyorsa, hatta onun seçtikleri size farklı gelse de eve gelince siz de beğeniyorsanız, anlıyorsunuz ki sizden bir parça yanınızda büyüyor. Aslında duygularım daha derin ama kelimelere vuramadım yeterince…

Tüm bu romantik düşler arasında beni üzen son dönemde iki farklı arkadaşımın bebek sahibi olabilme çabaları var, birinin nedenleri var ve bu negatif nedenleri ortadan kaldırmak amacıyla uğraşıyorlar, diğerinin herhangi bir nedeni yok ama olmuyor üstelik bir çocuğu da var, ama ikinci bebeğe sahip olamıyorlar… Bu uğraş öyle çok basit çabalar da değil, bir sürü para dökülüyor bu uğurda, bir sürü ilaç, iğne tedavisi olunuyor, hatta ameliyat bile geçirebiliyorlar. Her deneme, her ay bir stres, karı koca yemeden içmeden kesiliyorlar neredeyse…

Ama tüm bu çabalayan insanların yanında tam tersi durumu yaşayanlar da var… Bu kesimden ilki zararsız fakat beni yine de üzen bir kesim, yanlışlıkla hamile kalıp bundan yakınan, ya da aldıran çevremdeki insanlar. Büyük konuşmamak lazım ama artık modern çağda bir sürü yöntem var, dikkat etmek lazım, bu kadar yüce bir oluşum için sızlanmak bana çok ağır geliyor. Sonuçta sızlanılan şey, regl olamamak değil bir can’ın dünyaya gelmesi… Ama dediğim gibi büyük konuşmak istemem ve de çok eleştiremem bu konuyu, ben de çok zor hamile kalabilen bir insanım, o sebeple tek shot da hamile kalabilen kişileri kıskanıyor da olabilirim:)

İlki zararsız dedim ama ikinci kesim beni dehşete sürüklüyor, acaba biz cam bir fanusta yaşıyoruz ve bu fanusun dışında cehennem kıvamında bir dünya var ve ben bu dünyadan habersiz miyim. Abartmıyorum bakın sadece bu hafta tam üç ayrı bebek sokağa bırakıldı haberi vardı, okumuşunuzdur… Bir tanesi insaflıydı, cami yanına kalın battaniyelere sarılmış, portbebe içerisinde misler gibi giydirilmiş, yanına takımı bir çantanın içerisinde eşyalarıyla bırakılmıştı… Diğer iki bebek ise çöp konteynırının içine atılmıştı, tıbbi atık şeklinde… Düşünebiliyor musunuz bir tarafta insanlar bir sürü para döküp doktor doktor dolaşıp bir bebeğe sahip olmak istiyorlar onun doğumunu bir mucize olarak görüyorlar, ama bu iki cani anne ya da baba, o mucizeyi alıp çöpe atıyor, canlı canlı… İşte tam bu anda uçuyor aklım başımdan, niye bu insanlar için idam cezası yok diyorum. O cani, alıp bir canı, kendini korumaya muktedir olamadığı için alıp çöpe atıyor, ama yakalanırsa ceza meza almıyor, kaldı ki yakalanmasına da imkân yok. Bu bizim şahit olduklarımız belki de binlerce şahit olmadığımız bebek ölümü var…

Bugün bir programda bir kızcağız ağlıyordu, şu anda 25 yaşında iki çocuğu var, çünkü babası o, 13 yaşındayken evlendirmiş. Biz cam fanusta yaşayanlar, 13 yaşındaki bir çocuğu tek başına sinemaya bile göndermiyor, kendimiz alıp bırakıyoruz, ama bu kız çocuğu 13 yaşında sırf artık regl oldu diye bir adamın koynuna veriliyor. Bu kız çocuğu 13 yaşında sevişiyor, küt bebeği oluyor ardından bir tane daha oluyor. Bu arada dayak, eziyet bini bir para… Ağlarken diyordu ki “Allah Mor Çatı’dan razı olsun, bana doğruyu öğrettiler, yoksa ben bu hayatı normal zannedecektim.” Bu nasıl bir dünya? Benim anlamam için, hazmetmem için çok fırın ekmek yemem lazım…

Ben ne yapabilirim diye düşündüm, kendimi çok çaresiz hissettim. Çünkü benim bu insanlara ulaşmam çok zor ve de yardım edebilmem… Nitekim benim yanımda çalışan, ya da evimde çalışan kadınlara ya da onların çocuklarına bile acayip gelecek bir dünya bu. Bize çok uzak bir dünya… Yapabileceğim tek şey yazılarımla isyan etmek ve de Mor Çatı’ya destek olmak…

Allahım, bu insanlara yardım et. Nolur… Ve o masum bebekleri çöpe bile atılsalar koru… Bize yavrularımızı bağışla, ve isteyen herkesin kucağına süt kokulu bir bebek ver, sağlıkla, huzurla…

 

Yorumlar (0)
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.