Kocaman, söylemesi ayıptır dana gibi bir Magnum’u mideye indirdim, kendimi çok kötü hissediyorum, rejim yapmam, sağlıklı beslenmem gerekirken ben önce Komşufırın’dan bir ekmeküstü lüplettim sonra üstüne dev bir Magnum yedim. Of Esra senden nefret ediyorum, dün annenin pişirdiği mis gibi bamya hala dolapta, sen gidip neler yiyorsun. Kontrol et kendini!
Bu arada aslında suçlu Kaankuş çünkü bunları bana o aldırdı, oysa ben sadece kuaföre gidip gelecektim. Küçük maymun dönüş yolunda soktu beni Komşufırın’a… Üstelik güzel de değildi, ve anladım ki hepsi bir değil, maharet benim ofisimin oradakindeymiş. Lezzet farkı var arada. Bu arada birkaç kat üstümüzdeki komşunun tadilatının delirten sesi yetmezmiş gibi, sitede bir akıllı da vuvuzela almış arada bir öttürüyor. Fıttırtıyor…
Bu kadar asabiyet aslında bir haftadır zorunlu yatak istirahatimin sonucu, belim sağ olsun vurdu beni yine yatağa, bugün ilk kez sokağa çıktım, ama hala dinlenme modundayım. Oh ne rahat der çoğu insan ama içine hafta sonu da girince o kadar da keyifli olmuyor. Oysa ne aktif başlamıştım yaza, her gün havuz, yüzme fit bile olmuştum, şimdi de yatıp yiyorum…
Televizyon tabi hayatımın vazgeçilmezi oldu demek isterdim ama yaz dönemi hiç bir şey yok, zulaladığım filmleri izliyorum. Aslında değişik programlar da keşfetmedim değil. Anna Olson diye bir abla şahane yemekler yapıyor home tv’de ona bakıyorum. Türlü felsefeler yapıyorum kendi kendime, mesela dün Derya Baykal’da Lale Manço ile oğlu vardı. Lale Hanım, Barış Manço ile tanışmalarını filan anlattı, uzun hikaye de, benim ilgimi çeken yanı, cümlelerin arasından anladığım kadarıyla Lale Hanım eğitim hayatını İngiltere’de yaşamış ve evlendikten sonra neredeyse tüm tatilleri Belçika’daki evlerinde geçmiş. Biz bunları çok net hissettik Barış Manço hayattayken, onun sayesinde dünyayı gezdik. Bana dokunan tarafı ise şu oldu, peki şimdiki sanatçılar nasıl? Kültür adına dünyevi görüş adına bize ya da çocuklarımıza ne veriyorlar. Pek bir şey değil anca Okan Bayülgen’e çıkıp yeni albümlerini tanıtıp maymun oluyorlar. Evet Candan Erçetin var ama nerde konserler dışında? Erol Evgin niye hiç program yapmıyor? Ben sadece Sibel Can’ın dev vücudunu mu görebilirim ekranda? Ah nerede o eski bayramlar deyip kapatayım bu geyiği…
Aşkım Sherlock Holmes’ün orijinal üçlü serisini bulmuş, onu okuyorum, bir yandan yaz sonu evin mobilyalarını değiştirmeyi planlıyorum dergileri karıştırıyorum, Kaan’ a yeni kitaplar aldım, okuyoruz durmadan, internette bir sürü yeni site keşfettim oralarda dolanıyorum, yeni çorap koleksiyonumuzu yattığım yerden ayarlıyorum, boş durmuyorum yani ama yine de çok asap bozucu insanın sağlığının kısıtlaması.
Haftanın en heyecanlı olayı bizim ürünlerin Limango’da satışıydı. Çok yeni keşfim özel alışveriş kulüpleri. www.markafoni.com www.limango.com.tr www.trendyol.com Bu sitelerden sadece üye olanlar alışveriş yapıyor, çoğu zaman tasarım ürünleri filan çıkıyor. Duymadığımız ama kaliteli ve trendy ürünler. Üyelere özel indirimler oluyor. Biz de ilk kampanyamızı yaptık, şimdi ikincisini hazırlıyorum. Çok eğlenceli bir süreç…
Son olarak, bu hafta Avatar vizyona giriyor, çizgi filminin bir hayranı olarak derhal gitmek istiyorum, oldukça iyi diyorlar tavsiye ederim ve size harika bir hafta sonu dilerim…







