Okulumuz açıldı, hayatımız düzene girdi gerçekten de. Yazın ilk iki ayı güzeldi de son ay çok daraldım. Hani hep tartışılır ya 3 ay yaz tatili çok diye, ben acımasız bulurdum bu argümanı ama bu yaz düşünmedim değil:) Annem söylenip dururdu her yaz, evimin düzenini bozdunuz diye haklıymış demesem de en azından artık neden böyle dediğini anlayabiliyorum.
Bu hafta bizim okulumuz yarım gün de olsa başladı, çocukların sınıflarını karıştırmışlar bizimkinin kankalarındn biri bizim sınıfa düşmüş çok sevindik diğeri ile de hafta sonları buluşucaz di mi anne diye söz aldı benden. İşin komiği zaten biz 3 anne (hatta 4) öyle bir kanka olduk ki bu 4 afacan yüzünden, istesek de ayrılamayız. Aslında çok şeker başka anneler de var ama çocukları kız olunca biz annelerle görüşemiyoruz. Diyorum sonra o kızların peşinden çok koşacaksın diye ama yok efendim kızlarla oynayamazlarmış, kızlar hep oyun saatinde blokları önce kapıyorlarmış, Allahım ne dertli bu çocuklar…
Bu seneki öğretmenlerimize de bayıldım, bakalım güzel bir sene olur inşallah. Dakka bir gol bir servis şöförü ve ablasıyla didiştim, geçen sene haza beyefendi bir amcamız ve çok cici bir ablamız vardı, bu senekilerle ilk görüşte bir negatif elektrik aldım, arkasından da bir sürü problem, ay çok zor bu işler, sonuçta görev belli, bu görevdeki insanlardan pedagojik forasyon bekleyemezsin ama öyle sinir bozucu şeyler oldu ki mecburen Esra okulun ilk günü müdürün odasındaki koltuğuna oturdu Ama çözeceğiz bakalım bir şekilde.
Herkese harika bir okul yılı diliyorum…
Geçen yazımda bahsetmiştim ebebek’in iftar yemeğini anlatacağım diye araya oku hazırlıkları girince gecikti yazım. Açıkçası davete giderken sıradan bir gece geçeceğini düşünmüştüm ama öyle güzel hazırlanılmıştı ki, hayran kaldım. Dediğim gibi kabaca 300 kişi filan vardı, biz sektörden artık arkadaş olduğum birçok firmayla kakara kikiri sohbete daldık, ardından ezan okundu yemek başladı, davet Ataşehir’deki Marriot oteldeydi, bu vesile ile de ilk defa gittim, güzel yapmışlar, dışarıdan o kadar gözükmese de. Yemekler güzel, sema gösterisi filan derken sahibi Halil Bey kürsüye çıktı ve fotoğraflar eşliğinde çok güzel bir konuşma yaptı. Geçmiş zaman hatırlayamam ama özetle sanıl sıfırdan başlayıp bugünlere geldiğini anlattı, insan gerçekten hayranlık duyuyor, en kötü anında bile hiç pes etmemiş.
Konuşmanın sonunu 22 ayda 22 mağaza açma hedeflerine bağladı ve bağlarken şöyle hitap etti: “Arkadaşlar kapıları kapatın senetleri dağıtın!” Nasıl yani? şeklinde şaşırırken, her masada görevlendirdikleri bir kişi gerçekten de önümüzde bir senet bir kalem dağıtmaz mı! Şok! Ama çok şeker bir şok. Senedin para bölümü gülen suratlar, altında da 22 ayda 22 mağaza hedefine ulaşması için ebebek’i destekleyeceğim gibilerinden bir cümle. Sonra açıkladı ki bu senetler altında firma isimlerimizle yeni mağazaların girişlerinde sergilenecekmiş. Gerçekten hoş düşünülmüş bir davranıştı. Ticari ahlakı bu kadar düzgün olan bir firmanın ben de yolu açık olsun diyorum, ürünlerimizin orada satışta olmasından gurur duyuyorum…
Son olarak bugün benim fıstık yeğenimin doğum günü, onu buradan kocaman öpüyorum, yeni yaşı ona sağlık, mutluluk ve huzur getirsin inşallah.
Herkese harika bir hafta sonu diliyorum…







