11 Şubat 2012, Cumartesi 13:08

Güncelleme:05:46:11 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Editörden Sağlıklı sebze, sağlıksız sebze

Sağlıklı sebze, sağlıksız sebze

e-Posta Yazdır PDF

Nasıl özlüyorum yazmayı, anlatamam… Ama bu haftalar öyle bir üst üste iş çıkarıyorlarlar ki sağ olsunlar, hiçbir şeye vaktim kalmıyor. Taşınma mevzularından bahsetmiştim, bir sürü formalite giriyor tabi işyeri taşınması olunca, Esra da koşturuyor duruyor…

Tüm bu koşturmanın arasında, oradan buradan birkaç tatsız haber aldım geçtiğimiz günlerde, insanı düşünmeye sevk eden. Sağlık sorunları eskiden de bu kadar vardı da etrafımızda görmezden mi geliyorduk acaba gençlikte. Ya da artık gerçekten yediğimiz içtiğimiz eskiden çok farklı da insanlar pıtır pıtır etkileniyor.

Bu hafta menüde bamya vardı, ıspanak vardı, türlü dolma vardı. Şimdi biz gerçekten sebze ağırlıklı mı beslendik acaba, yoksa sebze kılıklı gdo lar mı yedik acaba? Ben açıkçası bu konuda devlete sıfır güvendiğim için tüm galeyan haberlerine de kanıyorum. Ama bunu destekleyen o kadar data var ki. İki tane yan yana aynı sebze, biri iki lira biri beş lira. Nasıl oluyor, nasıl bu kadar fark ediyor, hadi biri daha güzel, iki katı fiyat olsun, ama iki buçuk katı da biraz fazla değil mi…

Belimdeki rahatsızlıktan sonra tüm alışverişleri Migros’un sanal marketinden yapar oldum. İyi güzel de böyle internet başından alışveriş yapınca da tüm fiyatlara hakim oluyorsun. İşletme okuduk, bize öğrettiler ki, maliyet artarsa fiyat artar, e kardeşim o zaman pahalı sebze sağlıklı ucuzu zararlı mı? Nasıl çıkacağız işin içinden?

Tası tarağı toplayıp Bodrum’ a yerleşeceğiz. (Gül Hanım kulaklarınız çınlasın!) Sebzemizi meyvemizi kendi bahçemizde yetiştireceğiz. E, iyi güzel. Güzel de kardeşim gdo tohumda. Kendin yetiştirsen de sakat!

Dün faks çekerken, gözüm Bümed’ in dergisine ilişti, görmemişim bu aykini, faks gidene kadar şöyle bir çevireyim sayfalarını dedim. Normalde giriş sayfalarında camiadan haberler olur. O evlendi, bu doğum yaptı filan gibi. Dünyalar güzeli bir kız resmi yanında, 8-9 yaşlarında, o artık melek oldu diye bi başlık görmem mi? Nasıl boşalmışım, hüngür şakır.

Artık dayanmıyor yüreğim zaten haber maber dinlemiyorum, internetten göz gezdiriyorum ekonomi sayfalarına o kadar… Neye bağlayacağız tüm bu üzüntüleri? Hadi biz ucundan sıyırdık, bizim çocuklarımız nasıl bir dünyada yaşayacaklar? Biz dünya için ne yapıyoruz.? Bağdat Caddesi’ nde tanıtım yapmaya çalışan gıcık Green Peace çilerden kaçmıyor muyuz. Tamam inasanı sinir ediyorlar ama peki biz ne yapıyoruz.

Hibrid otomobiller çıktı, yollarda hiç görmüyoruz, niye?, çok pahalı, çevreyi kim naapsın? Organik satan market zinciri çıktı, yapamadılar battılar, şimdi numunelik bir mağazada bir şeyler satıyorlar. Bu toplumsal bir bilinç, oluşmadan yapılan yatırımlar da fayda vermiyor doğal olarak…

Amaaan diyeceksiniz bunca dert varken bir de bu, haklısınız da aklıma geliverdi işte, aklıma getirten de kendi dünyasında boğulmuş, kendini ifade etmek adına dönüp dönüp debelenen biri oldu geçenlerde, kendi dertlerinden kafasını kaldırıp, çevresine bakamayan biri, ona demek istedim diyemedim… Sadece sen ve senin dertlerin… Kocam şöyle, kayınvalidem beni sevmiyor, o ters bu ters, herkes beni üzüyor, zavallı ben zavallı ben. Kardeşim bi kaldır kafanı bak dünya nerde sen nerde, bir sor karşındakine , yahu senin de bir derdin var mı? Ben bir susayım da, sen bir anlat, de…

Amaaan diyorum bu sefer de ben… Dünyada öyle dertler var ki, üç kuruşluk mevzular yüzünden dırdırlananlara yazıklar olsun… Di mi sevgili okur…

Harika bir hafta diliyorum herkese…

Yorumlar (0)
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.