Yeni Yıl yazım öylece kalakalmış bir aydır, zaman ne de çabuk geçiyor bu aralar... Ya da ben kendimi biraz yavaşlattım, o yüzden sanırım zamanın yetmemesi. Ama öyle mutluyum ki, daha yavaş yaşayınca insan hayatı, atladığı bir çok detayın farkına varıyor ve yaptığınız her şey daha bir güzel oluyor. Fırsatınız varsa tavsiye ederim, fırsatı yakalayabilmek herkese nasip olamıyor malesef... Ben şanslı azınlıktanım galiba...
Beni tanıyanlar bilir öööle oturup televizyon karşısına dizi seyredemem, yani daha doğrusu Türk dizilerini seyredemem hem çok uzun hem çok reklam var, yoksa digitürk dizilerini başından kalkmadan seyrediyorum. Çok şükür Amerika'daki tatil bitti de yavaş yavaş diziler de başladı, House un yeni bölümleri mesela, ah bir de Fringe başlasa çok heyecanlı bir yerde kalmıştı en son... Bir de bu sezon yeni bir dizim var, yavaş aslında ama konusu enteresan, ve de dekorlar + kostümler şahane. Avustralya dizisiymiş sanırım: This is not my life. Şiddetle tavsiye ederim, biraz Dr Who tadında ama o kadar saçma boyutlara girmiyor, yine de tiyatral...
Efendim gelelim Türk dizilere, bu sezon gerçekten süper diziler var: İlk sırada Öyle bir geçer zaman ki, ardından Muhteşem Yüzyıl, Çocuklar duymasın araya çerez, Kavak Yelleri her zaman çok şeker. Feriha da fena değil ama azcık fazla acitasyon... Bunlar da benim akşam bilgisayar başında işlerimi toparlarken ya da yeni bir tarif denerken izlediğim diziler, tavsiye ederim... Zor ve detaylı bir yemeke uğraşıyorsanız yanında bir dizi şahane gider...
Bir de geçen haftalarda yemekteyiz.biz de ünlü şefler yarıştılar Lösev yararına, muhteşemdi. Rafet Şef, Esat Şef milli şefler, onun dışında her zamanki doğallığıyla Özgür Şef. Ekrandan tanıdığımız Elif hanım ve bir de ilk defa tanıdığım Ceyda şef, televizyonda programı varmış ben ilk defa gördüm. Bu arada Özgür Şefin Bebek' te kasap + restorant ı varmış, ilk fırsatta gitmek istiyorum, eti 28 gün beklettikten sonra tütsüleyerek pişiriyorlarmış. Yummy!
Onlar yemek pişirip sunum hazırladıkça ben gidip alışveriş yaptım, Allahım bu ayki kredi kartımı koru ya rabbim:) Ama çok zevkli gerçekten, birşeyler pişirebilmek, şık sunabilmek ve takdir toplamak, bizim zamanımızda böyle popüler değildi gastronomi, yoksa şimdiki aklım olsa mutlaka tercih ederdim...
Şahane ve Lezzetli günler dilerim...







