Hala görüştünüz, hala dostunuz olan, mutluluğunuzu üzüntünüzü paylaştığınız çocukluk arkadaşlarınız var mı? Seneler sonra facebook’ta bulup birkaç mesaj yazdıklarınızdan bahsetmiyorum, aranızda kilometreler de olsa hala bifiil hayatınızda olanlardan bahsediyorum. Çok şükür benim var, uzun zaman görüşmemiş, çok sık haberleşememiş de olsak bir telefonla kaldığımız yerden devam edebildiğimiz arkadaşlarım bunlar. Zaten benim için gerçek arkadaşlığın tanımı da bu, zamandan ve mekandan bağımsız, her an bıraktığun yerden devam edebiyorsan, üç beş havadisten sonra hala anlatacak çok şeyin varsa, üzüntünü paylaşabildiğin kara mutluluğunu da paylaşabiliyorsan işte onlardır gerçek arkadaşlarınız (genelde tam tersi söylenir ama mutluluk paylaşmak daha zordur, sizin mutluluğunuzla gerçekten mutlu olacak kaç kişi var ki?).
Hayatın birçok alanında işte, aşkta, evlilikte, ailede, her türlü ilişkide ne kadar iyi, ne kadar çalışkan, ne kadar azimli olursanız olun şansınızın da olması gerektiğine inanırım. Arkadaşlıklarda da böyle. Çok iyi dostluklar kurmuş olmanızda sizin ve karşı tarafın tabii ki katkısı büyük ama doğru insalarla doğru zamanda ve doğru ortamlarda bir araya gelmek tamamen şans. Ve ben arkadaş konusunda hep çok şanslıydım (tahtaya 3 kere vuruyorum, tak tak tak).
İlkokul sıralarında, hatta bazıları ile ailece tanıştığımız için daha önceleri başlayan bu arkadaşlıklar birlikte okunan ortaokulda gerçek temellerine oturdu. Her bir araya gelişimizde anlatır ve aynı heyecan ve mutluluğu yaşarız, kızlar çetesi kurmamız, birimizin evinin çatı katına karargah kurup okul sonrası orada buluşmalarımız, cinayet romanı yazma girişimlerimiz, vs vs. Arkadaşlıkları güçlü kılan şimdiye kadar paylaştıklarımız mı, yoksa bundan sonraki paylaşma potansiyelimiz mi? Belki de her ikisi.
Gurbette yaşamaya başladıktan sonra arkadaşlarımı çok özler ve arar oldum, bir kısmıyla Türkiye’deyken de çok görüşemiyorduk ayrı şehirlerde olmamız sebebiyle. Şimdi olsa 4-5 saatlik mesafelere takılmam, 1 günlüğüne de olsa daha sık giderim yanlarına.
Kayra’nın da benim yaşıma geldiğinde (merak edenler için not 34) 25-30 yıllık arkadaşları olsun istiyorum. Her türlü çıkardan, hesap kitaptan uzak, onu sadece o olduğu için seven ve yanında olan arkadaşları olsun. Her bir araya geldiklerinde çocukluklarını kaybetmediklerini fark etsinler, geçen yıllara inat. Oğluşum umarım bu konuda benim kadar şanslı olursun.
Kızlar, sizi çok seviyorum, Amerika’ya gelmeden önce yaptığımız ve tadı damağımda kalan kaçamağı tekrar yapalım mı, bu sefer çoluk çocuk?
Benim bu bahsettiğim arkadaşlarımın bazıları aile dostlarımızın çocukları, bazılarının aileleriyle ise bizimkiler benim sayemde dost oldular ve bizden daha sık görüşüyorlar.
Çocuklarınızın doğru ve güçlü arkadaşlıklar kurması için desteğinizi esirgemeyin ve unutmayın ki siz onlar için her zaman rol modelsiniz.
Sevgiyle kalın
Seda
Not: Çocukluk arkadaşlarının hayatımızdaki yerini anlatacak bir yazı yazmaktı amacım ama o günlere gidince biraz özel bir yazıya dönüştü, anlayışınıza sığınarak değiştirmiyorum.
10 Şubat 2012, Cuma 23:15
Güncelleme:05:46:11 AM GMT
-
Üyeler
-
Yenilikler
Oyalama Kağıdı'nda yer almasını istediğiniz videolar yada resimler varsa lütfen bize gönderin, yayınlamayı çok isteriz...
- RSS








hayatimizda cok ozel anlar ve duygular vardir, dostluklarda paylasilan duygu da bambaska
ellerine saglik, hepimizin yureginden gecenleri dile getirdigin ve doslugun icin
#1 - Handan Kocyigit Tanbas - 03/19/2008 - 08:07