Zaman geldi geçti işte. Şimdi yumuk yumuk elleriyle yüzüme dokunuyor uyku öncesi kucağımda pışpışlarken. Bir yandan elini öpüp öpüp kokluyorum, bir yandan da düşünüyorum. Aklım gerilere gidiyor…
Bundan sekiz ay öncesini hatırlıyorum, oğlumu ilk görmeye gidişim geliyor aklıma. Bana gelememiş o, ben bebeğime gidiyorum. Doğumdan sonra görememişim, sadece sesini duymuşum. Aradan onbeş-onaltı saat geçmiş! Hastane koridorunda küçük adımlarla ilerliyorum. Koşmak istiyorum ama elimden ancak bu kadarı geliyor. İçimde bir heyecan! Kalbimin sesi yine tavan yapmış. Yoğun Bakım ünitesinin önünde duruyoruz. Kapı kapalı. Duvarda bir telefon. Ahizeyi kaldırıp, telefonu tuşluyor eşim, sonra “Bebek Ataman’ın annesi ve babasıyız biz” diyor “bebeğimizi görmeye geldik”. Kapı açılıyor. İçeri giriyoruz. Elim ayağım titremeye başlıyor. “Ellerinizi ve dirseklerinize kadar kollarınızı, şu süngerlerle iyice yıkayın” diyorlar. İçerden gelen sesleri dinleyerek söylediklerini yapmaya çalışıyorum. Ara sıra incecik bebek sesleri çınlıyor kulaklarımda. Steril önlükleri giyiyoruz üstümüze ve odanın girişine geliyoruz. Sıra sıra dizilmiş küçücük kuvözlerde yatan küçücük, minicik bebeklerle dolu oda. “Allah’ım hangisi benim bebeğim?” diyorum. Yer biran ayağımın altından kayar gibi oluyor. Kendimi toparlamaya çalışıyorum.
Sevgili kocam önüm sıra bir iki adım atıyor. O benden önce bebeğimi ziyaret etti çünkü. Kapının tam karşısındaki kuvözün önünde duruyoruz. Minik bebeğim içinde yatıyor işte. Başında beyaz bir bere, minicik başını sarıyor (sonradan öğreniyorum, erken doğan bebekler en fazla ısıyı başlarından kaybediyorlar, o yüzden bere çok önemli). Çıplak bebeğim, bir bezi var altında. Teni pembe-beyaz. Hızlıca eline, koluna bakıyorum “oh, herşeyi yerli yerinde çok şükür” diyorum içimden. Göğsünden, ayağından ve ağzından incecik kablolar sarkıyor. Dikkatlice bakınca kabloların kuvözün üstünde duran monitörlere bağlı olduğunu görüyorum. İçim düğüm düğüm oluyor. Üstesinden gelemediğim bir suçluluk duygusu yüreğimi kavuruyor. “Özür dilerim annecim” diyorum.
Kendi hüznüm biraz hafifleyince etrafıma bakınıyorum. Kendi bebeklerini görmeye gelmiş diğer ebeveynleri fark ediyorum. Bazıları daha tecrübeli, belli. Bazıları ise bizim gibi en acemisinden. Birbirimizin halinden anlayarak bakışıyor, kimiyle tuhaf bir hüzün ve metanetle selamlaşıyoruz. Bazı bebeklerin daha erken doğduklarını, bu yüzden daha minik olduklarını farkediyorum. Sesler kulağımda anlam kazanmaya başladıkça, bazılarının daha yoğun bakıma ihtiyaçları olduğunu anlıyorum. İçimdeki hüzün şekil değiştirmeye başlıyor. Üzüntümü, daha kendi içimde, daha küçük yaşamaya ve kimselere fark ettirmemeye çalışıyorum.
Ziyaret saatimiz sona erene kadar bebeğimi seyrediyorum, ara sıra onunla konuşuyorum hatta. Bir dokunamamak içimi acıtıyor. Ayrılık vakti geliyor derken. İçimiz buruk, oğlumuzu emin ellere bıraktığımızın bilincinde, çıkıyoruz odadan.
“Bekle bizi annecim, yarın erkenden yine geleceğiz”.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Basından takip etmişsinizdir, prematüre doğan bebeklerle ilgili çalışmalar yürütmek için bir dernek kuruldu; El Bebek Gül Bebek Derneği. Dernek, erken doğmuş veya doğma riski olan bebekleri ve ailelerini donanımlı merkezlere yönlendirmeyi, erken doğan bebeklere hastaneden taburcu olurken ve uzman kişi ve kuruluşlar tarafından uzun dönemde destek vermeyi, erken doğan bebeklerin genel ve özel sağlık sigortaları kapsamına alınabilmesi için hukuki ve sosyal faaliyetlerini yürütmeyi, erken doğan bebeklerin aileleri arasında bir iletişim ağı kurmayı, aileleri bilgilendirmeyi, psikolojik destek ve prematüre giyim desteği vermeyi, sağlık çalışanlarını bilgilendirmeyi ve eğitmeyi, sorunlu bebeklere uzun dönemde maddi ve manevi gereksinimlerini karşılamak üzere “gönüllü anne” ağı oluşturmayı, toplumu bilinçlendirmek için kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları yürütmeyi hedefliyor.
Ben de üye oldum. Daha fazla bilgi sahibi oldukça sizi bu sayfalardan haberdar etmeye çalışacağım. Merak edenler için internet adresi şöyle; www.elbebekgulbebek.org
Sevgiyle kalın,
Aylin Caner Ataman
10 Şubat 2012, Cuma 23:27
Güncelleme:05:46:11 AM GMT
-
Üyeler
-
Yenilikler
Oyalama Kağıdı'nda yer almasını istediğiniz videolar yada resimler varsa lütfen bize gönderin, yayınlamayı çok isteriz...
- RSS








#1 - **** - 04/04/2008 - 18:49