Geçtiğimiz hafta Şükran Günü sebebiyle iki gün tatildi. Her ne sebeple olursa olsun tatilleri seviyorum. Eskiden her türlü tatil için haftalar öncesinden gezme planları yapardım. Ama şimdi çocuklu olmanın getirdiği bir şey mi, yoksa zamanla insanın öncelikleri mi değişiyor bilmiyorum ama eskisi kadar iyi değerlendiremiyoruz böyle zamanları. Bahsettiğim illa ki seyahat etmek, çok özel birşeyler planlamak falan değil, sadece ailece keyifli zaman geçirmek ve güzel anılar biriktirmek.
Bu düşünceler içerisinde New York’taki Şükran Günü gösterilerini izleyelim dedik. Gösteri dedimse, bir mağazanın geleneksek olarak her yıl düzenlediği bir geçit töreni. Dev balonlar, dev çizgi kahramanlar, palyaçolar orkestrası özellikle çocuklar için izlemesi keyifli bir aktivite. Sabah saat 9’başlayacaktı, geç kalmamak için kahvaltı için bile zaman ayırmadık, Kayra’nın karnını doyurup kendimize birer sandiviç hazırlayıp attık kendimizi dışarı.
Tatil günleri trafiğin rahat olmasına bayılıyorum. Geçit töreninin yapılacaği bölgeye yaklaştığımızda polisin yolları sadece araçlara değil yayalara da kapattığını gördük. İlk başta tuhaf gelse de aslında çok doğru bir uygulama. Çünkü caddeler ve yaya kaldırımları ne kadar geniş olursa olsun, belirli sayıda insanı kaldırabiliyor, daha fazlası aynı bölgede toplandığında izdihamı önlemenin yolu yok. Dolayısıyla geçit törenini biraz uzaktan izleyebildik. Ama benim için asıl hayal kırıklığı babasının omzundaki Kayra’nın önümüzden geçen devasa balon kahramanlara bakmak yerine etrafındaki insanların saçlarını çekmeye çalışması oldu. Henüz yaşı çizgi kahramanlarla ilgilenecek kadar büyük değil demek ki, zaten bizimkisi çizgi film de seyretmez. Kayra içinse en eğlenceli kısım trafiğe kapalı sokaklarda koşturmaktı.
Böyle bir sabahın sonrasında öğle uykusunda sorun yaşayacağımızı hiç beklemiyordum. Tamam oğlum kendi başıma uyumuyor, maalesef bazen uykuya dalması da zaman alabiliyor ama hiç bu kadar uzun süre uğraşıp başarısız olmamıştım. Daha fazla ısrar etmenin anlamı olmadığını anlayınca onu arabasına attığım gibi parka gitmeye karar verdim. Veee tatilin en güzel kısmı böyle başladı.
Buralarda sonbahar gerçekten güzel oluyor hatta bu mevsimde doğanın değişimini ve inanılmaz güzelliğini izlemek için işini gücünü bırakıp dağ bayır gezenler bile var. Biz de genelde hafta sonları sonbahar manzarasının tadını çıkarabileceğimiz bir yerlere gitmeye çalışırdık, bu sene böyle bir fırsat bulamadık diye de üzülüyorduk. İnsan bazen fırsatların yanıbaşında olduğunu fark etmiyor.
Oğluşumla parka giderken bunu bir kez daha anladım. Daha parka varmadan bile etrafımız o kadar güzeldi ki. Yapraklarla kaplanmış sokaklar, kırmızı sarı turuncunun envai tonu arasında kalmış evler ve Kasım ayı için beklenmeyecek kadar güzel bir hava. Parka vardığımızda olağanüstü bir renk cümbüşü ile karşılaştık. Kayra salıncak ve kaydırakta eğlenirken ben de bu doğa harikasının keyfini çıkarttım, ruhum dinlendi. Biraz uzağımızda kendi başına flüt çalan amcanın müziği de harika bir fon oluşturdu (daha yakından fotoğraf çekip rahatsız etmek istemedim uzaktan da ancak bu kadar oldu).
İnsanın bazen her türlü telaştan, yapılacaklar listesinden, zorunluluklardan kurtulup nefes alması gerekiyor. Hani ünlü bir Kızılderili hikayesi vardır; bir Kızılderili bir grup beyaz araştırmacıya rehberlik ederken aniden durur ve beklemeye başlar. Neden durduğu sorulduğunda “çok hızlı ilerledik, ruhlarımızı geride kaldı” der.
Bizim ruhlarımız nerelerde kalıyor kim bilir bu kadar koşturmacanın içinde...
Yürüyerek en fazla 20-25 dakika uzaklıktaki parka arabayla gitmek veya hava sıcak, hava soğuk, alış veriş yapılacak, yemek yapılacak, ütü birikti gibi sebeplerle hiç gitmemek sadece bahane üretmek ve biraz da kendimizi ikinci plana atmak aslında... İnsan kendisine zaman ayırdığı sürece daha mutlu ve üretken olabiliyor.
Ruhlarınıza nefes aldırabileceğiniz fırsatlar yaratmanız dileğiyle...
Sevgiyle kalın,
Seda
Yorumlar (3)
-
|2009-09-16 14:39:55 Seda ÇelikkanatSelencim,
Gercekten cok guzeldi. Aslinda boyle guzellikler hep var yakinlarda bir yerlerde sadece bulmayi istemek lazim. Bekliyorum kar yagsin, bir dahaki fotograflar bol karli olacak :) Oglusuma kar botlari bile aldim kardan adam yapip kartopu oynayacagiz diye :)
sevgiler ve tesekkurler guzel yorumun icin
#2 - Seda Çelikkanat - 12/25/2007 - 17:59
Powered by !JoomlaComment 4.0 beta2








Şu an o parkta olmak istedim. Doğanın binbir rengi ne kadar da güzel. Bence sık sık parka çıkın ve bizim de fotoğraflarla gözümüzü şenlendirin :)
Çok sevgiler
#1 - Selen Demircioğlu Çakmak - 12/25/2007 - 17:57