10 Şubat 2012, Cuma 21:13

Güncelleme:05:46:11 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Ömürden Çekerek Merhaba

Merhaba

e-Posta Yazdır PDF
Herkese merhaba,

Sevgili arkadaşım Esra bu portalı bize ilk duyurduğunda eminim ki arkadaş grubumuz içinde “AAA bu site neymiş ya?” diye merak edip bakan ilk erkek bendim. Çünkü bir süre önce eşimle kararı vermiş, doktorumuzu hastanemizi seçmiş, sigortamızı yaptırmış, sigortacımızın bize çocuk yapmamız için izin vereceği tarihi beklemeye başlamıştık.:) Yani baba olmaya çoktan karar vermiş, erkeklere has maç, politika, ekonomi konularında konuşmak gibi cool (!) tavırları bırakmış, yolda gördüğüm bebeklerin şirinliği ile ilgili yorumlar, agucuk bugucuklar yapmaya başlamıştım.

Sonra yazarlar oluşmaya başladı birer birer portalda. Pek de ilgilenmedim yazılarıyla ne yalan söyleyeyim. Bir müddet daha sonra bir diğer sevgili arkadaşım Aylin de yazmaya başlayınca ilgimi çekti yazarlar köşesi:

Bir bakayım, dedim neler yazıyor bu insanlar?

Oturdum okudum hepsini. Sonra da sinir oldum size: Bir tek siz mi seviyorsunuz be bebeğinizi? Babaları mutlu değil mi bebeklerine sahip olduğu için? diye düşünüp, fevri bir tavırla yazdım Esra’ ya: Ben de yazacağım!

Sonra da oturdum salim kafayla düşündüm: Enayi Ömürden, ne yazacaksın? Hayatında iki satır yazı yazdın mı bir yere?

Dedim ki: Sesimi çıkarmıyayım Esra unutur nasılsa. Unutmadı mübarek. Yazını gönder, yazını gönder.

Alın size:
Hayatında hiç bir yere yazı yazmamış,
Geleneksel Türk tarzıyla yetiştirilmiş,
Cool tavrı bozulmasın diye hayatı boyunca asla duygularını belli etmemiş,
Zaman zaman maço,
Ama 2 hafta içinde doğacak kızını hayatınca hiç bir şeyi istemediği kadar çok isteyen,
Son 9 ayın sanki 9 sene gibi uzun olduğunu hisseden,
Mutlu mu mutlu,
Cool’ luğundan eser kalmamış bir baba adayının yazıları.

Ben daha çok kızımla başımdan geçenleri yazacağım size. Pek de çocuk gelişimi ile, beslenmesi ile ilgili faydalı konular olmayacak. Daha çok babaların bebekleri büyüdükçe neler hissettiğini okuyacaksınız benim yazılarımdan.

İşte size şimdilik hissettiklerim

Merak: Kime benzeyecek? Kulakları benimkiler gibi kepçe mi olacak?

Sabırsızlık: Geçmiyor zaman, kaç yıl sürdü ulan bu gebelik? Fil miyiz Allah aşkına?

Korku: Sezeryan mı normal doğum mu? Dinledikçe fena oluyorum. İkisi birbirinden korkunç. Ben asla yapamazdım. 8 ay ahkam kestim “Bence her şey doğalına uygun olmalı, sezeryana tamamen karşıyım” diye, şimdiyse iki yöntem de rüyalarıma giriyor valla.

Endişe: Sakın ben seyahatteyken doğurma Ece!

Mutluluk: Mobilyaya bakıp bakıp güler mi insan? Bebek mobilyasına bakınca gülüyor işte...

Gurur: Açılın kenara BABA geliyor....

Devamı yakında... Çok yakında... :)

29 Eylül 2007
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.