10 Şubat 2012, Cuma 23:27

Güncelleme:05:46:11 AM GMT

Buradasınız: Yazarlar Zeynep Odabaşı Anneler/Babalar Gününe…

Anneler/Babalar Gününe…

e-Posta Yazdır PDF

Heyecanlı bol koşturmalı, yorgun argın ama her şeye rağmen güzel sayılabilecek bir ay daha geride kaldı… Geçtiğimiz ay içinde çok yazıldı çizildi anneler günü… Herkes bir şekilde annesine sevgisini, coşkusunu, heyecanını göstermeye çalıştı… Hediyeler alındı, programlar yapıldı, uzakta olan annelerin yanına gidildi, restaurantlar, kafeler o gün anneler ve çocukları ile doldu doldu taştı… Herkesin elinde hediyeler oradan oraya koşturuldu…

Tüm  mecralarda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı… Reklamlarda hep anneler günü konsepti öne çıktı… Herkes internet üzerinde facebookta annelerinin bu özel günü kutladı; Annem olsun bana bir şey olmaz yazdı…
Evet düşünün bunların bir veya birkaçını hepimiz yaptık, annemizle keyifli zamanlar yakalamaya çabaladık…

Aynı durumu haziranda bir kez de babalar gününde yaşanacak yine babalar gününe ait hediyeler ön planda olacak, o gün babalarımızla zaman geçireceğiz, yanlarına koşacağız, hediyeler alacağız… Güzel günü onlara armağan edeceğiz…

Bunların hepsi çok güzel, çok keyifli durumlar ama işin birde başka boyutu var… Annesi, babası  artık yanlarında  olmayan kişileri hiç mi düşünmüyoruz acaba… Onların canının bizlere göre özel olan bu günde ne kadar yandığını hiç mi anlamıyoruz… Hayatta yeri doldurulamayan kişiler vardır… Anne ve baba bunlardan en önemlilerinden ikisi…

Herkes anneler gününde anneleriyle oradan oraya koşuştururken bundan  on sene önce  annesini kaybeden gençler bu manzarayı görünce ne hissediyor hiç düşünüyor muyuz acaba?

Biz düşünmüyoruz çoğunlukla ama o çocukların, gençlerin içi burkuluyor ve o gün ne yapacaklarını şaşırıyorlar… Bu seferki yazımı o gençlerden birinin isteği üzerine yazıyorum… Anneler gününde, annesini kaybeden başka bir arkadaşı ile baş başa yemeğe giden dünya şekeri bir kızın uyarısı üzerine yazıyorum… Kimse anlamıyor mu neler hissedeceğimizi ne kadar mutsuz olduğumuzu gözümüze sokmanın ne anlamı var diye düşünen biri ve birileri için yazıyorum…  Aslında değişen bir durum yok kaç yaşında olursanız olun anne/babanızı kaybettiğinizde anneler/babalar gününde içiniz burkulacaktır. Kendi annemden biliyorum, onu ilk defa bir anneler gününde (anneannemi kaybettikten sonraki ilk anneler günü olduğu için) bu kadar buruk gördüm…  

Yanlış anlaşılmasın tabiî ki kim ne isterse yapabilir istediği kadar hediye alır zaman geçirir bu kimseyi ilgilendirmez ama medyanın bu konuda biraz daha duyarlı olmasını anneler/babalar günü gibi günlerde bu kadar avaz avaz bağırarak yayın yapmamasını diliyorum… Çok duygusal bir durumu bu kadar gözümüze sokmamalarını, reklamlar üzerinde biraz daha düşünmelerini istiyorum… Basın yayın organlarının biraz empati yapmalarını diliyorum aslında… Açılmış yaraları çok fazla kanatmaya gerek yok… Birazcık duyarlı olmak hayatta çok önemlidir diye düşünüyorum…

Herkesi kocaman kucaklıyorum…

Zeynep Odabaşı
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar (5)
  • selen
    çok haklısın... o açıdan bakmamışız hiç...
  • can  - değerini bilmek...
    biz toplum olarak genelde elimizdekinin değerini kaybedene kadar bilmiyoruz. Yada o değeri gösteremiyoruz. Bu tür günler bu değeri göstermek için bir araç ama onu da gereksiz derece de şatafatlı yapıyoruz. Önemli olan sevgi bağlılık ve değerdir. Biz hediye alınca gösteriş yapınca oldu zannediyoruz malesef. Anneler gününü Babalar gününü bir güne sıkıştırmak onuda gösterişe dökmek seninde dediğin gibi aslında Anne babalarını kaybetmiş insanların yaralarını kanatmaktan başka bir işe yaramıyor.

    Biz önce örnek evlatlar olmalıyız ve bir gün annelerimizi babalarımızı kaybetiğimizde içimizde keşkeler amalar kalmamalı. Önemli olan budur. Simgesel şeylere takılıp kalıp esası kaçırmalıyız.

    Mezarlıklar unutulmuş terk edilmiş mezarlar ile doluyken sokaklar kimsesiz yaşlılar varken Anneler günü de babalar günü de kutlamak aslında sadece gösteriş ve şekilciliktir.

    gecezeliyim tutu kusura bakma :)

  • özenç
    gerçekten o tarafını hiç düşünmemiştim, ama bu kolay kolay değişmez birşey gibi geliyor bana. Kimse insanların rencide olup olmamasını düşünmez medyadan, senn söylediklerini bilseler, farketseler bile değişmez. O gün onların reklam günü mü evet. Ucunda yüksek miktarda para var mı var. Buna bakarlar sadece.
    Bireylerden de böyle birşey gelemez muhtemelen, sonuçta sen bişey yapma veya yap. Annen senden birşey bekliyor her türlü. Zorundasın :)
  • Sevim
    Zeynep'im çok haklısın,sonuna kadar yazdıklarını destekliyorum.
    Annem her anneler gününde söyler, 1 gün olarak adımıza gün yapılması,kutlanması çok mantıksız,bizi dinleyin,üzmeyin yeter diyor.
    Ve işin söylediğin tarafı çok doğru, olmayanları düşünerek her birimiz çok sükür varolan anne,babalarımız ile kutlamamızı kendi içimizde yaşayalım,ortalarda bağırınmanın bir anlamı yok.gün gelecek bizde yokluklarını yaşayacağız, o yüzden o duruma kendimizi koyarak,düşünceli hareket etmekte fayda var diye düşünüyorum.

    Seni çok seviyor ve öpüyorum. Duyarlılığın, insanlara bir şeyleri farkına vardırmakta ustalığın için teşekkür ederim :)))
  • Evrim
    Zeyno,

    Temiz kalpli arkadaşım benim :))

    Çok haklısın.. Ben ilkokula kadar her sene Mayıs'ta annemle Ankara'ya gittim. Annem kabristanda annesini ziyaret etti, eski günlerin anısına eski anneler günlerindeki programlarını tekrarladık... Çiftlik restoranda yemek, atatürk orman çiftliği gezisi, kuğulu park, vs vs... Ki o zamanalarda anneler günü bu kadar bangır bangır da değildi...

    Ama ben çok benzer hisleri kokusu neredeyse TV'den burnumuza gelen yemek reklamlarında yaşıyorum... Yiyemeyenler, alamayanlar, erişemeyenler var... Bu kadar göze sokmaya gerek var mı? diye düşünüyorum...

    Tüketim toplumu olmak kolay değil :((

    Evrim
Yorum yaz
Bilgileriniz:
Yorum:
Güvenlik
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.